"Üşüyorsun; çünkü yalnızsın, içinde gömülü duran ateşi hiçbir insanın yakınlığı alevlendirmiyor. Hastasın; çünkü duyguların en güzeli, insanoğluna bağışlanan en tatlı, en yüce duygu senden uzak duruyor. Aptalsın; çünkü onca acı çekerken gene de mutluluğu yanına çağırmaktan kaçınıyorsun; onun seni beklediği yere doğru bir adım atmaya bile yanaşmıyorsun."
"Şimdi ise gerçek dünyanın çok geniş olduğunu anımsıyordum gene. Bu genişliğin içine atılmak, hayatın tehlikeleri arasında yaşamanın gerçek bilgisini arama cesaretini gösteren kimseleri, çeşitli korkular, umutlar, serüvenler, heyecanlar bekliyordu."
Özgürlük istiyordum, soluğum kesilircesine! Özgürlüğüme kavuşmak için dudaklarımdan bir dua koptu, esen hafif rüzgarla dağılıp gitti. Bu kez daha alçakgönüllü bir dilekte bulundum. Değişiklik, heyecan istedim. Bu dua da boşluğa karıştı. Yarı çılgınca "Tanrım!" diye bağırdım. "Öyleyse şimdikinden başka yeni bir kölelik bağışla bana."