O zamanlar Müzeyyen beni okuyormuş gibi, bakışlarıyla "Ne?" demişti.
Bu dilsiz, konuyu biliyormuş da bilmiyormuş gibi yapan, ya da benden duymak isteyen
"Ne?"lere cevap vermiyor, kendimi sorun çıkaran, suçlu biri gibi hissediyor ve içimde geçenleri gizliyordum.