Başladım dün O’nu resmetmeye, serilmiş bedenimi çizdim gördüğüm gibi tıpkı önceki gece –ama baktım ki bitince– koca bir zambak resmetmişim, kesilip atılmış acımasızca, bir ırmağa ki kıvrımı olan on binlerce. Bugünse görüyorum ki – ırmak değil ama kocaman bir yılan, on binlerce kıvrımıyla bir yerlere koşturan ve ağzında güzel, kocaman bir zambak tutan.
Sevgin Senin, ruhumu dinginlik ve ışıkla giyindiren ayın gümüşten bir okşayışı gibi. Bakarken Sana, bir ağırlık altında bükülüyor dizlerim, istemeden kavuşuyor ellerim ve tümüyle açılıyor Senin önünde ruhum – işte böyle açılır çiçek de bakarken ona güneş.