Eski nesneler günlük yaşamdan kaçma olanağı sağlarken, en somut kaçış biçiminin zamansal kaçış ve en etkileyici kaçış örneğininse kişinin kendi çocukluğuna geri dönüşü olduğu söylenebilir.
Belki de her estetik duygu böyle bir metaforik kaçış içermektedir. Eski nesneye eski nesne olma özelliği kazandıran şey sahip olduğu efsaneleşme katsayısı ve otantikliğidir. Eş zamanlı ya da art zamanlı değil çağdışı bir şeydir. Sahibine bir sıfat kazandırmak ya da daha zengin görünmesini sağlamaktan çok, kendinden bir parça gibi gördüğü ve hep övgüyle söz ettiği bir nesnedir.
Öte yandan işlevsel nesne demek bir varlıktan yoksun olmak demektir. Burada gerçeklik işlevsel nesnenin “mükemmellik” boyutuna gerilemesine engel olduğundan, var olabilmesi için bir işe yaraması gerekmektedir. Bu yüzden işlevsel nesne çok değersiz bir şeye benzer; bir başka deyişle fiyatı, niteliği, saygınlık düzeyi ne olursa olsun insanın zihninde yitirilmiş
Anne ve Baba imgeleri oluşturarak yer etmelerini sağlar. Çok işlevsel görünmekle birlikte, bir o kadar anlamsız olan bu nesne geçici bir şey olup, gündelik yaşam içinde eriyip gider. Hemen hemen hiçbir işleve sahip olmadığı halde çok anlamlı bir şey olan mitolojik nesne ise atalara hatta doğaya mutlak öncelik tanır.