Sonuçta dünyanın bütün işleri aşağılıktır; başkalarının sözüyle, hiçbir tutkusu ya da bir gereksinimi olmaksızın, para, şan, şeref ya da bilmem ne uğruna didinen biri her zaman bir budaladır.
Edebiyat tarihinde Karabibik’in yeri ilk olmasıdır. Tekniği ne kadar kötü olsa da romanlarda, şiirlerde, oyunlarda, öykülerde yazarların gözlerini İstanbul’dan anadoluya çevirmede öncü konumdadır. Bu tür öncü kitapları okumak bazen zor ve sıkıcı olabiliyor açıkçası konu ve teknik itibarıyla ama eğer Türk romanının, öyküsünün, tiyatrosunun gelişimini görmek, öğrenmek istiyorsanız bu eserleri okumalısınız arkadaşlar. Karabibik’i konu açısından ele alırsak, aslında belli bir konusu yok spoylır vermemek için anlatmayacağım. Sadece bir çiftçinin hayatından kesitler betimlenerek veriliyor ve birtakım küçük olaylar dışında pek bir şey yok. Son olarak, önereceğim bir kitap değil yalnızca eğer bir gayeniz varsa oturup okuyun derim zaten kısa bir kitap. Karabibik’e puan vermek de zaten haddime değil; o bizim ilk göz ağrımız diyip bağrımıza basalım. İyi okumalar...