Efendi Hazretleri 52. Sohbet
(Ders Ayeti)
“Şüphesiz indirdiğimiz o çok açık ayetleri ve doğruyu (biz kitapta onu insanlara pek aşikar bildirdikten sonra) gizleyenler (yok mu!) işte onlara hem Allah lanet eder, hem de lanet ediciler (lanet edebilen her şey) lanet eder.”
Bu ayeti Celileler Resulullah (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in Tevrat’ta yazılı olan bazı vasıflarını insanlara açıklamayan, onlardan gizleyen Yahudiler hakkında nazil olmuştur.
Yahudi âlimleri Peygamberimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in vasıflarını neden gizlediler? Herkes O’nun peşinden gider, kimse bize iltifat etmez, hediyeler vermez diye düşündüklerinden.
Hâlbuki Mevla Teala, Yahudi ve Hıristiyanlardan, kitaplarında yazılı olan Efendimiz (Sallallahu Aleyhi ve Sellem) in vasıflarını insanlara öğreteceklerine dair misak (söz) almıştı. Nitekim Ali İmran suresinin 187. ayet-i celilesi buna delalet eder şöyle ki:
“Ve (Habibim! Hatırla ki) bir zaman Allah (u Teala), kendilerine kitap verilenlerden ‘Yemin olsun ki, elbette onu (kitabın içinde olan hükümleri) mutlaka insanlara açıklayacaksınız ve onu gizlemeyeceksiniz.” Diye kuvvetli söz almıştı.
Onlar ise, onu (o sözü) sırtlarının arkasına attılar (onunla amel etmeyi terk ettiler) ve onun karşılığında, az bir menfaati satın aldılar. Satın aldıkları o şet ne kötüdür.”
Allahu Teala’nın ahkâmını gizlemek başka türlü de olur. Önceleri ahiret ilimleriyle dünya ilimleri beraber okutuluyordu. Bazı şeytan fikirli adamlar dediler ki: “din ile dünya ilimlerini ayıralım. Din ilimlerini okuyanlar imam, müftü olsunlar, dünya ilimlerini okuyanlar da doktor, eczacı, mühendis, mimar vs.”
Bir müddet sonra karşılarına fırsat çıkınca: “Ortaokullarda, liselerde okumadan ne müftü, ne de imam olabilirsiniz.” Dediler. Aileler tamamiyle çocuklarını ortaokullara ve liselere
Allah yolunda öldürülenleri ölü saymayınız, bilakis onlar diri olup Rablerinin katında rızıklandırılırlar"
Hitab-ı lahukisine muhatap olan damadım Hızır Efendi’nin yaşadığı kısa ve kıymetli hayatın satırlar ve sadırlarda yaşamasına vesile olacak bu kitabın neşre hazırlanması beni cidden mesrur etmiştir. Emeği geçenlere Cenab-ı Allah’tan daha nice hayırlara muvaffakiyetler temenni ederim.
Mahmud Ustaosmanoğlu