Yazar
Mahmud Ustaosmanoğlu

Mahmud Ustaosmanoğlu

Yazar
Derleyen
Çevirmen
BEĞEN
TAKİP ET
9.8
482 Kişi
1.005
Okunma
248
Beğeni
3.110
Gösterim
Tam adı
Mahmut Ustaosmanoğlu, Mahmud Efendi, Mahmud Fendi Hazretleri, Hazrat-ü Mevlana eş-Şeyh Mahmud en-Nakşibendi el-Müceddidi el-Halidi el-Ufi
Unvan
Türk Din Adamı ve Yazar
Doğum
Of, Trabzon, Türkiye, 1929
Ölüm
null
Yaşamı
Din adamı, mutasavvıf, İsmail Ağa Cemaati lideri, kanaat önderi. Asıl adı Mahmut Ustaosmanoğlu olup, medyada ve tarikat çevrelerinde Mahmud Efendi olarak tanınmaktadır. Müridlerince kendisine Hazrat-ü Mevlânâ Eş-Şeyh Mahmud EnNakşibendî El-Müceddidî El-Hâlidî El-Ûfî lakabı da verilmiştir. 1929′da Trabzon vilâyetinin Of kazasının Miço (Tavşanlı) köyünde doğdu. Babası, köy imamı ve çiftçi Mustafa oğlu Ali Efendi, annesi Tufan kızı Fâtıma Hanım'dır. Mahmut Ustaosmanoğlu, 1929 yılında Türkiye'de Trabzon ili Of ilçesine bağlı Tavşanlı köyünde doğdu. İlk gençlik yıllarında civar köylerdeki hocalardan ders aldı. 16 yaşında iken kendisine hocaları tarafından icazet verildi. Bunun üzerine köyünde ders vermeye başladı. Erken yaşta, daha askerlik çağına gelmeden talebelerine kendisi icazet verdi. 1951 yılı Ramazan ayında, Sivas ili Divriği ilçesine vaiz olarak atandı. Yaptığı dini sohbetlerle çevresindeki insanların dikkatini çekti. Teyzesinin kızı Zehra Hanım'la evlendiğinde 16 yaşındaydı. Ahmet, Abdullah ve Fatıma isminde üç çocuğu vardır. 1952 yılının sonlarında şeyhi Ahıskalı Ali Haydar ile tanıştı. Askerlik sonrası şeyhi Ahıskalı Ali Haydar onu İsmailağa Camii'ne imam tayin etmek için davet etti. 1954'te İsmailağa'da imamlığa başladı. 1996'da 65 yaşını doldurduğu için aynı camiden emekli oldu. Bazı kesimlerce kanaat önderi olarak değerlendirilmektedir.Halen İstanbul'da yaşamaktadır.
Zpyn
Tembihat'ı inceledi.
256 syf.
·
9 günde
·
Puan vermedi
Mahmut efendi hazretleri, 2094-2005 yıllarında, nisbeten ifâkat bulduğunda şehir içinden ve şehir dışından kendisini ziyaret etmek için gelen ihvanları ve sevenlerini ilk zamanlarda hane-i saadetlerinde, sonra yoğun ilgi sebebiyle izdiham oluşunca, İsmail Ağa cami şerifinde kabul buyurmuştur. Bu vesile ile imkan ve takati nisbetinde sayıları yüzlere, binlere ulaşan ziyaretçilerine nasihat ve tembihler de bulunmuştur. İşte onun tembihleri, büyük bir itina ile kaleme alınarak "TEMBİHAT" adı ile ihvanın ve mühibbanın istifadesine sunulmuştur. Rabbim cümlemize okuyup istifade etmeyi nasip etsin. (tesirini halk etsin) efendi hazretlerine sağlık sahat versin. Mahmut Usta osmanoğlu; 1929 senesinde alimler yatağı veliler membağı Trabzon'un Of ilçesi, Miço köyünde bir Babanın duası kabul oluyor Bir annenin rüyası gerçekleşiyor. babası Ali Efendi, annesi Tufan kızı Fatma çocuksuz geçen uzun yılların ardından, bir gece ayın gökyüzünden inip karnına girerek Etrafı aydınlattığını gören Fatma hanım nurlu bir bebeğe sahip oluyordu. Mahmut Efendi Hazretleri 6 yaşındayken hafızlığını babası ve annesi annesinde yapmıştır. ailesinin ve yetiştiği bölgenin dindarlığının da etkisiyle ufak Yaşına rağmen namazları camide kılar, Nafile ibadetlere de son derece önem gösterirdi. hafızlığını bitirdikten sonra Ramazan ayında Kayseri'ye gidip o bölgenin değerli alimlerinden tesbihçizade Ahmet efendinden sarf, nahif ve Farsça dersleri aldı. kendisi okurken bir yandan okutmaya başladığı talebelerini 7 sene okuttuktan sonra askere gitmeden icazet verdi ki o tarihlerde başarılması çok zor bir işti. Mahmut Efendi Hazretleri şeyhi Ali Haydar Efendi Hazretleri gibi ilim ve tasavvufu (cemden) çift taraflı bir zat idi. tarikat üzerinde titizlikle durmakla birlikte islami hükümlerden zerre kadar taviz verilmesine de asla müsaade etmez. bir yanını ilme adamakla beraber bir yanınıda da tasavvufa adıyan bir zattır. Rabb'inin güzelliklerini öğrenmek için kendi nefsinin isteklerinden vazgeçen bir zattır. yaşantısı boyunca günde 3 saat uykuyla gece, gündüz insanları karanlıktan aydınlığa çıkarmak için çalışan ve çabalayan bir zattır. kendi bedeni hastalıklarını yenip düşmeyip kimi zaman gözleri görmediği halde, kimi zaman elleri tutmadığı halde, kimi zaman da dizlerin ağrısından ayağa kalkamadı halde olsun beni kardeşlerime götürün ben onlara sohbet edeceğim diyecek kadar kendini bir kenara bırakıp cemaatini sohbetsiz bırakmayan bir zattır. insanlar düzinelerce hayata dair planlar yaparken Kendi hayatını bir kenara bırakıp imamlık görevini yaptığı İsmail Ağa Camii'nde her gün dışarı çıkarak ayakları şişene kadar kapı kapı dolaşan yüzüne sertçe kapılar kapansa da vazgeçmeyip yine İslam'ı anlatmaya devam eden bir zattır. hayatı boyunca yaptığı çalışmaları takip eden Hindistan uleması başta olmak üzere, mısır Suriye, SuudiArabistan, Lübnan, Fas, Yemen, Ürdün Bahreyn Irak İran Pakistan Somali Afrika ülkelerinden ve Avrupa ülkelerinden; İngiltere, İsviçre, ABD gibi tam 42 ülkeden 20 Ehli sünnet uleması ve ülkemizin doğusundan batısına yüzlerce alemin bir araya gelip uluslararası İslam'a ve insanlığa üstün hizmet ödülü adıyla bir ödül verilmesi layık olan bir zattır.
Tembihat
9.7/10
· 78 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
1
13
İbrahim
Tembihat'ı inceledi.
256 syf.
·
8 günde
·
Beğendi
·
10/10 puan
Tembihat
Selamün Aleyküm! İlk olarak Efendi Babamız(ks) bu eseri bizlere verdiği için, Rabbim kendilerinden razı ve hoşnut olsun. Rabiim ömürlerini hayırlı ve mübarek eyelsin, Rabbim Şeyhimizi başımızdan eksik etmesin.. Kitabın bir çok yerinde geçtiği gibi, 'Bu dünyaya neye geldin bilenden al haberi!' buyuruluyor. Peki biz bu dünyaya neye,niçin geldik düşünüyor muyuz hiç? Biz bu dünyaya Mevla'yı bilmeye ve O'na ibadet etmeye. O'nu zikretmeye geldik.. Rabbim bizleri Kendisine layık eylesin.. Kitapta da bir çok yerde zikir üzerinde durulmuştur.İnsan Rabbisini her daim,her yerde zikretmeli unutmamalıdır.Hatta ve hatta abdestsiz dahi olsak zikrimizi bırakmamız gerektiği söylenmiştir. Düşman olarak insanın nefsi kendisine apaçık bir düşmandır.Nefs ibadet etmeyi,zikir etmeyi.. sevmez insan iradesini kendi nefsinin eline verdiği an kaybetmiştir şeytanı sevindirmiştir. Lakin kendi iradesini nefsinin eline vermeyipte nefsini yenen kişilere ne mutlu, Rabbimizin hoşnutunu kazanmış olur. Rabbim herkese kendi nefislerini kontrol edenlerden eylesin bizleri.. İnsanın bu dünyanın geçiçi,imtihan yeri olarak görmesi ve bilmesini gerektiğini her daim aklında tutması lazım ve unutmaması lazımdır. Kitapta da Efendi Babamız Çarşaf-ı Şerif üzerindede fikirlerini ve görüşlerini bildirmiş,Allah'ın bir emri olduğunu her müslüman hanımın çarşaf giymesini söylemiştir. Ve Çarşaf-ı Şerif giyinmiş olan hanımlara dua etmiş dua beklemiştir. Son cümlelerimi toplamak gerekirse Rabbim bu dünyaya ne için geldiğimizi, kime ibadet edeceğimizi hiç bir zaman için aklımızdan çıkarmasın, unutturmasın Kitabı okumanızı önerir Efendi Babamız'ın her bir tembihlerine özen gösterebilelim İnşaALLAH. Hayırla ve zikirle kalalım İnşALLAH DUA EDER DUA BEKLERİZ. Mahmud Ustaosmanoğlu
Tembihat
9.7/10
· 78 okunma
OKUYACAKLARIMA EKLE
1
15