Alevden güller ki şu bahçede benim için yaratılmıştı, açacak en güzel gülü görebilmek de hakkım olmalıydı. Bir sancı başladı yüreğimde. Sanki onu sevmem için ondan haberimin olması yeterliydi.
Bülbül! Fazla da övünme ki dünyanın en güzel gülü henüz açmadı. Bu gördüklerin onun güzelliğinden yalnızca bir desen, onun kokusundan yalnızca bir esinti.
Ateşlere İbrahim'le birlikte düştük. Yok yok, düşmek yanlış kelime; birlikte girdik. Kadifeler kaplı bir kapıdan ipek döşeli bir salona girer gibi,bir gurbetten bir sılaya erer gibi.
İbrahim gönüller kahramanıydı; teslimiyet vadisinde ötelerden öteye talip ve dağ gibi bir imana sahip:
"Rabbimin mübareği!" dedi, "Senden bir şey istemiyorum. Ben Allah'a tevekkül edenlerdenim. O bana dost olarak yeter. Dilesin uğruna can vereyim, dilesin uğruna cana durayım. Öldürmek de diriltmek de Dost'un elinde madem, bir can için gayrıdan bir şey dileyecek değilim."