Ada Mihri

Ada Mihri
@Ada_Mihri
Uyumlu fâniler bana uyumsuz derler Delirttiniz beni, ey ehvenişerler Uzlaşırsam namerdim ateşe verseler Garanti muhabbetlere yılışamadım️
Şindilik İstanbul'un büyük ideali : Beyoğlu'nu ferhetmek.. Vatan kaybı İstanbul'da çabuk unutulur.
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Okuduğunu anlamak ne zormuş ve bu zorluğu bilebilen insanlar ne kadar azmış.
Bizden Belgrad'ı aldıkları zaman, düşman delegeleri Niş kasabasını da istemişlerdi. Osmanlı delegesi ayağa kalkarak: - Ne hacet, dedi, İstanbul'u da size verelim. Babalarımız için Niş, İstanbul'a o kadar yakındı. Biz eğer Vardar'ı, Trablus'u, Girit'i ve Medine'yi bırakırsak Türk milleti yaşayamaz sanıyorduk. Çocuklarımızın Avrupa'sı Marmara ve Meriç'te bitiyor.
- Siz siyonizme karşı mücadele etmekle aldanıyorsunuz, bu toprakları bizim kadar kimse imar edemez çünkü bizim kadar kimse sevemez dedi. Bu söz büsbütün sinirlerimi tutuşturdu: - Vadi-i Sarar'dan şimale geleceğinize şarka dönseydiniz, bir iki saat sonra bir takım top sesleri duyacaktınız. Siz bu topraklara buğday ekiyorsunuz, biz kanımızı ve kemiklerimizi gömüyoruz dedim. O zaman Sina cephesi henüz yeniydi. Cephe deniz tarafında Gazze kasabasıyla, şarkta Birüssebi kasabasıyla nihayet buluyor, ara yerde devam eden üryan, şehirsiz, sıcak arazide Çanakkale'den, Kafkasya'dan, Irak'tan ve daha bilmem hangi seferlerden artan son Anadolu askerleri dövüşüyordu.
Kamame Kilisesi'nin en büyük günü, ateş günüdür: İsa'nın ruhunun göğe çıktığı gün! Önde Rum patriği, arkada bütün cemaatlerin patrikleri, hepsi sırma esvaplı ve altın taçlı, sopalarını yere vurarak mezarın etrafını tavaf ettiler, sonra kapısı önünde sıralandılar. Bir iki Rum, patriğin üstünü başını aradı. Asıl mumun mezardan çıkan alevden yakıldığına herkesi inandırmak için içeriye girecek olanın cebinde kibrit olmaması lazımdı. Patrik, mezar kapısından girdi. Bütün kilise ölüm gibi susuyor.. Birden bütün çanlar Kudüs havasını parçaladı. Patrik, mukaddes ateşten yaktığı mumu ile korkudan sapsarı, heyecanlı ve çılgınkari, kabirden çıktı. Telaştan tacının düşmesi lazımdı. Fakat son derece pahalı olan tacın düşeceği yer önceden belli olduğu için, papaz yamağı cübbesinin sağlam eteğini açmış bekliyordu. Patrik ufak bir hareketle tacını düşürüp cavlak başı kaldı. Şimdi yakın mumlar patriğin mumumdan, uzak mumlar birbirinden yanıyor.. İsa çivilendikten altmış yıl sonra, Sayda'da dinin bozulduğunu görerek, İsa gibi yiyip içmeye, oturup kalkmaya ve yaşamaya karar veren birkaç kişiyi, bunlar dini bozuyorlar diye asmışlardı. İsa'nın ruhu eğer bugün, içinden çıkmış olduğu yere inerek bu sahneyi görseydi, kimbilir patriklerini hangi oduna çakardı?