St. Petersburg olmasaydı Dostoyevski de olmazdı. Büyük Petro'nun batıya açılan kapı olarak inşa ettirdiği, yüzlerce kölenin, köylünün, hizmetlinin canları pahasına kurulan bataklık St. Petersburg, Dostoyevski'yi doğurmuştu.
Dostoyevski, sevmeyi şöyle tanımlamış: "Sevmek, güzel birinde aşkı aramak değil, o kişide bilmediğin bir zamanın beklenmedik bir anında kendini bulmaktır."