Dostoyevski’nin son yazdığı ve ustalık eseri.
Kitabın içeriğinde Aile kavramı, sosyalizm, din, mistisizm, nihilizm, özgürlük ve psikoloji özellikle de kişi tahlillerine yer verdiği uzun soluklu mükemmel bir eseri.Tabi ki benim fikrim bu yönde.
Konusu Fyodor pavloviç adında bir babanın ilk karısından Dimitri, ikinci karısından ; Ivan ve Alyoşa ve gayrimeşru çocuğu olan aynı zamanda da evde aşçı olarak çalışan smerdyakov olmak üzere dört çocuğu ile olan ilişkilerini anlatan bir eser.Fyodor pavloviçin dört oğlunda da Dostoyevski’nin farklı kişilik özelliklerini görmek mümkün bence. Yazar kendinden çok şey aktarmış.Hatta hastalığını bile..
Karakterlerin her biri birbirinden çok farklı özelliklere sahip.
Ben İvanın edebi yönünü çok sevdim,Dimitri’ye çok üzüldüm ve Alyoşa’nın saflığına ve temiz yüreğine hayran kaldım. Sanırım Smerdyakov’a acıdım ama sevemedim.
Başlarda okurken ağır ağır ilerlediğim eser özellikle kitabın ortalarından sonra nefes almadan heyecanla okudum.Son 200 sayfası mükemmeldi.
Kitabında ilk kısımlarında özgürlük temasına değiniyor.Özgürlük için kitapta yer verilen birkaç alıntıyı sizinle paylaşmak istiyorum. “İnsanlar özgür olduklarına şimdi her zamankinden çok daha emindirler; oysa özendikleri özgürlüğü kendi elleriyle bize teslim ediyorlar. Bizim eserimiz bu.”
“ Özgürlüklerini ellerimize teslim ederek gösterdiğimiz yoldan gidince tam anlamıyla özgür olduklarına inandıracağız onları. Verdiğin özgürlüğün onları nasıl bir köleliğe, şaşkınlığa götürdüğünü hatırlayınca haklı olduğumuza inanacaklar..”
Kitabın da yer yer sosyalizme de yer vermiş hatta tanımını yapıyor Dostoyevski.
“ ben sosyalistim.
-Sosyalist ne demek?
-Tam bir eşitlik; mal, eşya ortaklaşadır, evlenme yok, din, yasalar isteğe göre, her şey öyle…”
” Tanrı’ya inanmayanlar