SadeceBiri

SadeceBiri
@Adayokur
Her gün bir şiirde buluşmak için...
Trakya
24 okur puanı
Mart 2025 tarihinde katıldı
Tek hece
Var mı beni içinizde tanıyan? Yaşanmadan çözülmeyen sır benim. Kalmasa da şöhretimi duymayan, Kimliğimi tarif etmek zor benim... Bülbül benim lisanımla ötüştü, Bir gül için can evinden tutuştu, Yüreğine Toroslar’ dan çığ düştü, Yangınımı söndürmedi kar benim... Niceler sultandı, kraldı, şahtı, Benimle değişti talihi, bahtı, Yerle bir eyledim taç ile tahtı! Akıl almaz hünerlerim var benim.... Kamil iken cahil ettim alimi, Vahşi iken yahşi ettim zalimi, Yavuz iken zebun ettim Selim'i! Her oyunu bozan gizli zor benim!... Yeryüzünde ben ürettim veremi, Lokman Hekim bulamadı çaremi. Aslı için kül eyledim Kerem'i! İbrahim’in atıldığı kor benim! Sebep bazı Leyla bazı Şirin'di, Hatırım için yüce dağlar delindi, Bilek gücüm Ferhat ile bilindi, Kuvvet benim, kudret benim, fer benim!...
Sayfa 29·Kitabı okuyor
Şiir
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Sen Bu Dağı Aşamazsın
Sen bu dağı sevemezsin; yüzün yok Yürüdükçe ayakların aşındı O eğilen, çöl beyazı başındı Hangi yolda kayboldun ki, izin yok Mevsimler kıyısında Hangi ruhu arıyorsun her sabah Ufuklara dokundun mu kalbinle Limanları doldururken ayrılık Kum saatlerinde gördün mü denizleri Nice kervan menziline varıyor Aynı yerde duruyorsun her sabah Sen bu dağa varamazsın; yurdun yok Istırabın karasına Meczupların yarasına Can merhemi olamazsın; derdin yok Parmaklarının ucunda Hangi nehrin sularıdır Çağlayan parmaklarının ucunda Bir yıldız mı taşıyorsun, bir kuş mu Sen yağmurun kanatları altında Beni saran rüya Beni Yakan ses Yankılanan ömrümün aynalarında Sen bu dağı delemezsin yerin yok Adımların kıyılarda tükenir Şakakların kan gölünde yıkanır
Sayfa 74·Kitabı okudu
Şiir
Dudağımda Zelzele
Sustur bakalım kervan kaybeden bezirgânları Kayan yıldızın çığlıklarını Yıldırım sesini, yağmur sesini Kaybolmuş çocukların ardındaki anne iniltisini Sustur bakalım Oysa nasıl da coşardık bir zamanlar Elele tutuşur gökyüzüne çıkardık Her cümlenin altından bir kahkaha Her tebessümden uçurtmalar Sana durmadan mutluluk taşıyan mevzilerini yıktın kalbimin Saat tiktaklarını unuttu Hayat zikzaklarını Bir genç kızın solgun anılarında Sen beni unuttun bir akşam üstü Ben alfabeyi Harf ne idi Hece ne idi unuttum Asılı kaldı gözlerinin boşluğunda Kavak yellerinde Isırgan tarlalarında Gözlerin beni unuttu Sen verdiğin sözleri unuttun Yaptığın anlaşmaları Uzattığın elin çizgilerini Ben yüzünü unuttum
Sayfa 47·Kitabı okudu
Şiir
Ya Sabır Tespihleri
Benim meczup haykırışlarım Senin rengarenk, doksan dokuzluk Tespihlerine gömüldü Güldün delicesine Ağladım; anlamadın Tanelerinde yüzün İmâmesinde endâmın vardı Sonra ben çekerdim o sevda tespihini Düşlerim yanardı saatler boyu Âh çekerdim İple çekerdim zamanı Yazar yazar bir şiiri Temize çekerdim cam kenarında Hamalıydım ak düşmüş saçlarımın Yaşımın, yurdumun; kahır çekerdim Sonra bir sigara yakardım yüreğimle Dumanı ölüm diye içime çekerdim Öyle çok yüz vardı ki etrafımda Hangisine baksam, yalnızlık çekerdim Sonra kendimi çekerdim kılcallarından dünyanın Bırakırdım bir dere kenarına Dikkat çekerdim Yürürdüm açılmamış kuyularına ömrün Kurak bir insanlık için Âbı hayat çekerdim Senin hiçbir zaman bilmeyeceğin Ne yükler çekerdim Ne tadılmamış sancılar Bakardım; ne yaparsam yapayım
Sayfa 14·Kitabı okudu
Şiir
Söyle bana hindiba
Kartallar uçar mı bir harâbeden Köprülerden benim yârim geçer mi Sen neden bu kadar güzelsin, bilmem Taşırsın yeryüzüne ebedî tohumları Ben ise kuruyacak bir suyun mahkûmuyum Avuçlayıp öpüyorum kumları Bir karadelikten bakarken hayat Meydan okuyanlar kim bu serâba Söyle bana hindiba Sen nasıl bu kadar ceylan koşması Sen nasıl bu kadar yollar aşması Sen nasıl bu kadar güneşe meftun Sen nasıl bu kadar sahra çeşmesi Ben rüzgâr değilim, dokunmam çiçeklere Ben kara parmaklı insan değilim Kirpik uçlarımdan kayar yıldızlar Bilemezsin, hayal akşamlarında Renklerini kuşatan Damıtılmış gözyaşıdır ömrümün Ben boşluğa üfleyen cellat değilim Karayele verdim ayaklarımı Söyle bana, eceli kim tutar perçeminden Hangi ölü bilmez nereye gittiğini Sen miydin o mehpâre, o memnû, o dilruba Söyle bana hindiba Sen nasıl bu kadar bulut gülmesi
Sayfa 9·Kitabı okudu
Şiir