Sosina siya darê

Sosina siya darê
@Adbdhfjjd
"Şîn e jîn..." #SELİMTEMO
"İnsanın yaşama nedeni sadece var olmak değildir. Hele ki var olup dünyevi hırslara gömülmek hiç değildir..."
Sayfa 109 - Farabi
Alıntı
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Devlet başkanının ahlakı, adalet anlayışı devleti belirlemede en önemli husustur" der. Farabi'ye göre siyaset bilgelik gerektiren bir sanattır. Ve bilgelik ancak adil insanlarda olan bir şeydir. İyiyi gözetmek, kötüye karşı durabilmek, doğruyu savunmak, yalana karşı savaşmak, hak yememek, insanların haklarını savunmak. Bunlar ancak doğru bir kişilikte olabilecek niteliklerdir
Sayfa 100
Alıntı
Farabi devletleri ikiye ayırır: Erdemli Devlet ve Erdemsiz Devlet. Farabi Erdemli Devlet'i sağlıklı bir insana benzetir. İnsanın bütün organlarının sağlıklı bir şekilde çalışmasının, kalbin sağlığından geçtiğini söyleyerek, devletin kurumlarının da sağlıklı çalışmasının, devlet yöneticisinin adaletine, yetkinliğine, bilgi birikimine ve ahlakına bağlı olduğunu söyler. Yani burada kısa ve öz bir şekilde şunu net bir şekilde görüyoruz ki devletin bozulması, devlet başkanından başlar. Erdemli Devlet için, devletin başındaki idarecinin de erdemli olması gerekliliğini Farabi bizlere kısa ve net bir şekilde böyle anlatmaktadır.
Sayfa 98
Alıntı
Farabi'nin felsefesinde devlet:
"Bazı insanlar zalim, çıkarcı ve zeki oldukları için, bazı insanlar ise güçsüz ve zayıf oldukları için adalet isterler. Nitekim adalet isteyen bütün insanlar bir araya gelir ve herkesin ortak noktasında bir fikir geliştirirler. Bazı isteklerinden feragat ederler ve bir sözleşme yapılır. İşte devlet bu şekilde kurulur."
Sayfa 95
Alıntı
Farabi cahil insanı "bilgisiz insan" olarak tanımlar. Ve şöyle der: "Cahil insan (bilgisiz insan) yeme, içme, zevk peşinde koşan insandır. Bunların bazıları rahatlığın verdiği bolluk ile öfke duyularını kaybetmişlerdir. Bazıları ise tam tersine rahatlığın verdiği bolluk ile son derece öfkelidirler. Bunlar genellikle şehvetine düşkün insanlardır. Bedensel zevklerine tutsak olmuş bu insanların kendi arzuları dışında hiçbir hedefi yoktur. Onlar bu düşkünlüğün içinde debelenirken düşünmek, öğrenmek, sorgulamak gibi yeteneklerden de mahrumdurlar. Tamamen dünya zevklerine kendilerini kaptırmış bu insanlardan kendi nesilleri de zarar görecektir. Cahil insan mutluluğu bu gibi dünyevi zevklerin içinde zanneder. Onun için bedenin ihtiyacı olan her şey bir mutluluk sebebidir. Gerçek mutluluğu sorgulamazlar, gerçek mutluluğun ne olduğunu dahi düşünmezler.
Sayfa 89 - Farabi
Alıntı