Madem ki, sevebileceklerim anlamamıştı beni, madem ki, ruhumu Mefisto'ya satar gibi evlenmiştim, madem ki bahtiyar olamayacaktım, bir başkasını bahtiyâr etmeliydim..
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Seninle öyle doluydum ki, kafatasım çatlayacaktı. Damarlarımda akan kan, sendin. Göğüs boşluğumdaki kalp senin kalbindi. Damarlarım çatlayacak, göğsüm yarılacaktı. Seni teneffüs ediyordum.
Istiyorum ki, bütün yazdıklarımı ve bütün yazacaklarımı yalnız sen okuyasın. Ben, bütün ilhamlarım, bütün rüyalarım, bütün vecitlerimle yalnız seni terennüm etmek, şarkılarımı yalnız senin için söylemek istiyorum. Seni tanıdıktan sonra bütün insanlar küçük geliyor bana. Bütün sesleri çirkin buluyorum. Bütün kadınlar tenekeden, tahtadan, topraktanmış gibi geliyor.
Hepimiz bir şeyler yaşıyoruz iyi ya da kötü yaşadığımız her şey bir tecrübe. Ama günün sonunda ''değişmemelisin hiçbir şeyle bir bardak su içmenin mutluluğunu" diyebiliyorsak. Bizim de yaşadıklarımızdan öğrendiğimiz bir şeyler var demektir.
İncelememin 2.bölümünde kitapla ilgili bazı düşüncelerimi dile getireyim; öncelikle bu şiir türünde (serbest şiir) okuduğum tek şair İsmet Özeldi. Sizin de bildiğiniz gibi İsmet Özel ve Ataol Behramoğlu iki yakın arkadaş. Ben de yakın bir arkadaşım sayesinde ataol behramoğlu ile tanıştım. Neyse şair çok basit kelimelere o kadar duygu yüklemiş ki okurken bunu hissetmemek elde değil. Hele rahmetli annesinin ölümüyle ilgili yazdığı şiirler ben de derin izler bıraktı. Bir zaman sonra şair, sanki sizinle dertleşiyormuş gibi gelmeye başlıyor. İyi ki tanışmışım Ataol Behramoğlu ile incelememi kitaptan bir şiirin başlığıyla bitireyim, ki bu başlık aynı zamanda kitabın özeti gibi.
"Her Şey Şiirdir."