Jurnal Cilt 2 (1966-1983)

·
Okunma
·
Beğeni
·
2.511
Gösterim
Adı:
Jurnal Cilt 2
Alt başlık:
1966-1983
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
349
Format:
Karton kapak
ISBN:
9754703655
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
Cemil Meriç'in Jurnal'inin 2. Cildi, 1960'lardan 80'lere Meriç'in ruh ve düşünce dünyasındaki dalgalanmaları yansıtıyor. Kitaplarına geçmemiş düşünceleri, notları anılarına dönerek çocukluğunu ve gençliğini ele aldığı özyaşam öyküsü değerlendirmeleri. Duygu dünyasını, zaaflarını, tutkularını döktüğü mektuplar. Özellikle yaşatmak-yaratmak ikilemini dorukta yaşadığı aylarda, idealar mektuplar, Jurnal 2'nin en hacimli ve en 'özel' metinleri. "Tekdim ve bütünümle seviyordun, sevmeğe mahkümdun" diyecek kadar iddialı ve özgüvenli ama beri yandan anlaşılmamışıkla, hayal kırıklıklarıyla, zilletlerle yüklü.
Bir zamanlar Türkiye’de bir edebiyat cumhuriyeti vardı.
Medeniyet demek, mertebeler dizisi demek. İnsanlar birbirini severlerdi.

Kimim ben?
Hayatını Türk irfanına adayan, münzevi ve mütecessis bir fikir işçisi.
Bu kitapta, yarım asrın tehassüs ve tefekkürü billurlaşıyor.
Namuslu olmaktan başka iddiaları yok.

Elbette ki, sesini ebediyete yani milletinin vicdanına duyurmak isteyen her yazar, önce size başvuracaktır.

_Cemil Meriç_
Bir dâhinin aşk seranâdı ancak böyle olabilir. Böyle bir aşk seranadı ancak Cemil Meriç gibi bir dâhiye ait olabilirdi. Lamia Hanım' ında mektuplarında bahsettiği gibi, gerçekten Kafka, Milena' ya yazdığı mektuplardan önce, Cemil Meriç' in Lamia Hanım' a yazdıklarını görseydi, kendi mektuplarının acizliğini anlardı. 48 yaşından sonra aradığını bulmanın heyecanıyla dolan Cemil Meriç, öylesine tarifsiz anlatmıştır ki Lamia Hanım' a yazdığı mektuplarında aşkını, okurken insana şimdiye kadar hissettiği duygunun gerçekten aşk mı olduğunu sorgulatıyor. Üstelik dili, Jurnal 1' e nazaran daha yalın, daha anlaşılır.Aşk' ın anlamını arayan herkesin kesinlikle okuması gereken bir eser.
Lamia Hanım'a mektuplar... Süper
Bütün kitaplar yavan, bütün şiirler soluk, bütün şarkılar ahenksiz. Zirvelerdesin, büyük mustariplerin, büyük ermişlerin, büyük ruhların kanat çırpdığı zirvelerde. Ve kendimden utanıyorum, ben toprağım, sen arş. Ben ten’im, sen gönül. Ben alev’im, sen ışık.

Leyla bir tomurcuk, sen bir muhteşem gül. Leyla bir mısra, sen bir destansın. Leyla bir kıvılcım, sen bir şafaksın. Leyla bir tecessüs, Leyla bir masal, Leyla yaşamayan, Leyla bir yarım.

Hangi sevgili seninle boy ölçüşebilir? Lamiam benim. Sen doyulmayan,sen kanılmayan, sen rüya, sen gerçek.
Sevdiği kadin olan Lamia'ya yazılan mektupların çoğunu barındırıyor kitap. Cemil Meriç öyle seviyor ki kutsuyor, gozbebeginden sakınıyor.. mektupları okurken, bir insan bu kadar mı sevebilir diye düşünmeden edilmiyor.. Geri kalan kısımlar da eleştiri, denemeler mevcut. Okunması gerek..
Jurnal Cilt 2'de Lamia'ya yazmış olduğu mektuplar, bazı arkadaşlarına yazdığı mektuplar, ayrıca bazı konulardaki eleştirileri bulunuyor, Hüseyin Cemil Meriç'in. Lamia'ya yazdığı mektupları okurken kelimelerin büyüsüne kapılıp "Çok güzel" dediğim birçok yer oldu fakat hayal kırıklığına da uğradım. Çünkü Hüseyin Cemil Meriç Lamia'ya mektupları 1966-1967 yılında görme yetisini kaybettikten sonra yazdırmış. Mahmut Ali Meriç'in;
"Fevziye Hanım'ın hayatının manası da Cemil Meriç'tir. Ve Fevziye Hanım ona karşı hep anlayışlı, hep müsamahakâr, hep yumuşaktır. Yine de, kocasının Lamia Hanım'la olan ilişkisini benimseyebilmesi çok zordur. Gururu kırılır, zaman zaman isyan eder sessizce, üzüntülerini içine atar ama Cemil Meriç'in hayatı sevmesi, hayata bağlanması, karamsarlığını unutması, dahası yaratmayı sürdürmesi, daha çok üretmesi, mektuplarında ki yoğun duygusallığı aşarak, Hint Edebiyatı'nı ve Saint-Simon'u izleyen tüm diğer eserlerini yazabilmek gerekmektedir." sözlerinden, Fevziye Hanım'ın her şeyden haberi olmasına rağmen gösterdiği erdemlilikle, ne devasa bir yüreğe sahip olduğunu çıkarıyorum ve kendi kendime böyle bir insana bu yapılır mı be... Ulan Cemil Meriç! diyorum fakat onu da anlamak lazım tek tarafı düşünerek hareket edersek üstattan soğuyarak çok şey kaybedeceğimi biliyorum. Bu yüzden bir de onun gözüyle baktım olaylara,
Hüseyin Cemil Meriç arkadaşları tarafından küçük yaşlarda yalnız bırakıldı, küçük düşürüldü ve kendini kitap okumaya alıştırdı. Öyle ki kitaplar onun için bir liman oldu ve 38 yaşında görme yetisini kaybederek kitaplarından ayrıldı ve ezbere bildiği bütün renkler; kırmızı, mavi, yeşil... Hepsi siyaha döndü. Bunların sonucunda hayata tekrar bağlanabilmek için arayışlara bulundu. Bu arayışlardan biri de Lamia oldu...
"Kaçak birtakım zevkler aradığım oluyordu, fakat sonunda beni hayat bağlayan gerçek ve yeri tutulmaz insan oydu." diyor Fevziye Hanım'dan için.

Keyifli okumalar :)
Kelimeler Cemil Meriç'in elinde aklın hudutlarını zorlamaya devam ediyordu ve okuma eylemi hiç bu kadar keyifli olmamıştı belki de...Ahmed Arif kadar güçlü bir sevgi ancak ondan daha -tabiri caizse- kibar bir dille duygularını dile getirmiş.
Merhaba sayın okurlar, Kitap yıllara yayılan mektuplardan ve jurnallerden oluşuyor. İlk bölümde Lamia isimli hanımefendi ile mektuplaşmaları var üstadın, fakat karşılıklı yazışma değil, sadece üstadın mektupları var. İkinci kısımda jurnallerine başlıyoruz. Eleştirileri, hayalleri, bizi biz yapan toplumsal değerler ve daha nice derin mevzulardan bahsediyor. Okurken etkisinde kalacağınız tekrar okumak isteyeceğiniz bir eser. Bir konu başlığını söylemek istiyorum. Kitabı okuyacak olanlar o kısıma geldiklerinde en az benim kadar beğenecekler. (Cehennemden MektuplarII ) Bu jurnalde geçen şu cümle oldukça hoşuma gitmişti. ''Sen kadından da fazla bir şeysin.'' Herkese iyi okumalar
1966- 1983 yılları arasında yazılmış, birbirinden güzel mektuplar, günlükler, değerlendirmeler.
Aşkın gönüllerdeki yansımasını, tarifini bir de Cemil Meriç"ten dinleyin.
Dünya edebiyatı, ve düşünce tarihinden süzdüklerini kendi öz değerleri ile yoğurup, yaşam iksiri olarak sunuyor bizlere.
Özellikle uslup ve iletişim sorumu yaşadığımız bu çağda, gönül ve dil törpüsü yerine geçebilecek bir eser.
Mektuplar canlı ve çoğu kez doğaçlama bir düşüncenin ürünü, her konuda bir şeyler söylemek isteyen bir insanın anlık tepkileri, anlık izlenimleri, bazen acele değerlendirmeleri.

Mektupların bir önemi de yazarı yapmacıksız olarak, ev kıyafetiyle karşımızda bulabilmemizi mümkün kılmaları, ev kıyafetiyle, daha doğrusu her kılıkta. Enstantanelerin keyfi ve gerçekliği ile. Bu yazışmanın satırları arasında yazarının kalp atışlarını duyar gibi oluruz, nabzının hızlandığını ya da ağırlaştığını hissederiz adeta.

Sayfa-8
Kitabı okumayı henüz bitirdim. Yazarin mağaradakiler kitabını daha önce okumaya çalışmıştım ama başaramamıştım açıkçası benim gibi daha çocuk sayılabilecek biri için ağır bir kitaptı ya da Osmanlıca bir kelime bilmediğim için zor gelmişti.Ama bu kitap hem yazarın düşüncelerini az çok anlamak hem de diğer kitaplarını okumadan önce bir başlangıç .Bu arada Lamia hanıma mektuplar kısmının yarısına yakınını okumadim beni biraz daralttı.
Cemil Meriç...
Gözleri iç dünyayı daha iyi görebilsin diye dış dünyaya kapanmış insan...
Bütün kitapları okunası, bütün eserleri bir kitaplık için elzem. Lâkin her şeyi bir yana bırakıp sadece Meriç'in iç dünyasına bir pencere açarak, onu daha iyi tanımak isteyenler için Jurnal 1 ve 2 okunması şart eserler.
Özellikle ikinci kitapta Lamiâ hanıma yazdığı mektuplar, sevdiği kadına nasıl engin bir muhabbet beslediğini gözler önüne seriyor. Karl Marx'ın eşine, Ahmed Arif'in Leylâ Erbil hanıma yazdığı mektupları okurken yaşadığım hazzı yaşadım bu kitapta. Ve sanırım Jurnal 2 okuyucusu diğer hanımlar gibi ben de Lamiâ hanımı kıskandım bir miktar :)
Böylesine latif cümlelerin muhatabı olduğu için...
Cemil Meriç okuduktan sonra bendeki hal kısaca; beyin hücrelerim optimum çalışma şartını sağlıyor ve bir ışık beynimi sarıyor. Gerçekten bir deha ile karşılaşmışsınızdır Cemil Meriç okuduğunuzda.Tavsiyeden öte bir ihtiyaçtır okunması...
Kelimeler yalnız senden bahsettikleri zaman,
yalnız sana hitap ettikleri zaman munis ve dilber.
Cemil Meriç
Sayfa 27 - epub
Size rastladığım zaman yorgundum ve arıyordum.
Beklenileni ve ümit edilmeyeni.

Sesiniz..
Sesiniz; bir vaatti, bir müjde idi.
Aşkın birinci safhası, merhabanızla başladı.

Artık, bütün sesleri çirkin buluyorum...
Aşkın başlangıcı hayranlıktır.
Sonrası ümit…
Sonra şüphe doğar.
Âşık hayranlıktan usanır.
Sahip olmak ister, emin olmak ister.
İlgisizlik görür, soğuklukla karşılaşır.
Cemil Meriç
Sayfa 19 - epub

Kitabın basım bilgileri

Adı:
Jurnal Cilt 2
Alt başlık:
1966-1983
Baskı tarihi:
2013
Sayfa sayısı:
349
Format:
Karton kapak
ISBN:
9754703655
Dil:
Türkçe
Ülke:
Türkiye
Yayınevi:
İletişim Yayıncılık
Cemil Meriç'in Jurnal'inin 2. Cildi, 1960'lardan 80'lere Meriç'in ruh ve düşünce dünyasındaki dalgalanmaları yansıtıyor. Kitaplarına geçmemiş düşünceleri, notları anılarına dönerek çocukluğunu ve gençliğini ele aldığı özyaşam öyküsü değerlendirmeleri. Duygu dünyasını, zaaflarını, tutkularını döktüğü mektuplar. Özellikle yaşatmak-yaratmak ikilemini dorukta yaşadığı aylarda, idealar mektuplar, Jurnal 2'nin en hacimli ve en 'özel' metinleri. "Tekdim ve bütünümle seviyordun, sevmeğe mahkümdun" diyecek kadar iddialı ve özgüvenli ama beri yandan anlaşılmamışıkla, hayal kırıklıklarıyla, zilletlerle yüklü.

Kitabı okuyanlar 273 okur

  • Okur ve Gezer
  • Refik Kayra
  • Emrullah Yetiş
  • Hayrunnisa Akgün
  • İzdüşüm
  • Dilara Ayşe Baysal
  • Muhammed Yücel
  • Songul Icozlu
  • Büşra
  • Pınar Vardar

Yaş gruplarına göre okuyanlar

0-13 Yaş
%4
14-17 Yaş
%0
18-24 Yaş
%20.2
25-34 Yaş
%39.5
35-44 Yaş
%25
45-54 Yaş
%7.3
55-64 Yaş
%2.4
65+ Yaş
%1.6

Cinsiyetlerine göre okuyanlar

Kadın
%45.9
Erkek
%54.1

Kitap istatistikleri

Okur puanlamaları

10
%39.2 (29)
9
%25.7 (19)
8
%23 (17)
7
%8.1 (6)
6
%1.4 (1)
5
%2.7 (2)
4
%0
3
%0
2
%0
1
%0