Sabahattin Ali'ye ve bu kitaba karşı bir önyargım vardı. Aslında önyargım kitaba değil de, bu kadar popülerleşmesineydi fakat bir arkadaşım sayesinde bu önyargımı kırdım ve kitabı okudum. Kitap tek oturuşta bitti. Sabahattin Ali'nin kalemi o kadar akıcı ki, okurken bir saniye bile sıkılmıyorsunuz. Karakter analizleri, ruh tasvirleri, çevre betimlemeleri gerçekten çok, çok başarılıydı. Maria ve Raif'in aşkını ömrüm boyunca unutacağımı zannetmiyorum.
Tesadüf seni önüme çıkarmasaydı, gene aynı şekilde, fakat her şeyden habersiz, yaşayıp gidecektim. Sen bana, dünyada başka türlü bir hayatın da mevcut olduğunu, benim bir de ruhum bulunduğunu öğrettin. Bunu sonuna kadar götüremediysen, kabahat senin değil...
Ona hakikaten dargın değildim; asla kızmıyordum. Sadece müteessirdim. "Bunun böyle olmaması lazımdı" diyordum. Demek ki beni bir türlü sevemiyordu. Hakkı vardı. Beni hayatımda hiç, hiç kimse sevmemişti.