Dizlerimi karnıma çekip sarılıyorum. Gözlerimi kapayıp etrafı dinliyorum. Rüzgar kulağıma kuş seslerini taşıyor. Sonsuza dek böyle kalmak ve uçurtma uçuran çocuklarla kuru ot peşinde koşan keçilerin üzerine basıp atlayacağı ufak bir kayaya dönüşmek istiyorum.
Bunca yıldan ve tanık olunan acıdan sonra bir beklenti içine girmesi gayet doğaldı fakat dünya maalesef böyle işlemiyordu. Kötülüğün sınırı yoktu ve bir tepe noktasına ulaştığında yerini- en azından bir süreliğine- iyiliğe bırakmak yerine gemi azıya alıyordu.