Adem Keven

Adem Keven
@AdemKeven
Adem Keven,1995 yılında Marmara Üniversitesi, Atatürk Eğitim Fakültesinden mezun olarak aynı yıl bir özel eğitim kurumunda öğretmenlik hayatına başlamış ve halen özel bir eğitim kurumunda İdareci olarak görev yapmaktadır.
Kalemin Ahı- Adem Keven
Puan vermedi
Yeni Kitap “KALEMİN AHI” Değerli okurlarım, sizlerle bir sevincimi paylaşmak istiyorum. "Kalemin Ahı" adındaki yeni kitabım geçen günlerde elime ulaştı Tam otuz yılda tamamlandı desem abartmış olmam. 1991 yılında İstanbul'a gelişim ile başlayan ve 2021 yılında Doğan Cüceloğlu hocamızın ani vefatı üzerine yazmış olduğum yazıyla sona eren bir kitap. Kitap şu cümlelerle başlıyor: “1991 yılının bir eylül sabahı ayak basmıştım rüyalarımın şehri İstanbul’a. Taşrada yaşayan her insan âşıktır bu şehrin efsunkâr cemâline. Bu müstesna güzeli görmek için her fâni bir şekilde yolunu düşürür İstanbul’a. İnsanı bir ömür peşinden sürükleyen güzellikleriyle sizin hayat hikayenizi, hususiyetle de aşk defterinizi süsler İstanbul. İstanbul’u bir defa gören, bir daha hiç göremese de her duyuşunda bir kez daha hatırlar, İstanbul’dan söz eden herkesle yeniden yaşar gördüklerini.” Ve şu cümlelerle kitap sona eriyor: Doğan Cüceloğlu’nun ani vefatıyla tüm ülke olarak o kadar çok üzüldük ki tarifi mümkün değil. Bütün kesimlerin; gencinden yaşlısına, eğitimlisinden eğitimsizine, şehirlisinden köylüsüne, solcusundan sağcısına, muhafazakarından liberaline, akademisyeninden ev hanımına herkesin ortak gönlünü ve beğenisi kazanmış çok az sayıdaki aydınımızdan birisiydi o. Çok güzel eserlerle ve hizmetlerle ayrıldı aramızdan. Nur içinde yatsın. Ruhu şad olsun.” Kitapta benim yolculuğum, sizin yolculuğuz ve aslında hepimizin yolculuğu var. İnsan sevincini dostlarıyla paylaşmak istiyor. İyi ki paylaşacak dostlarımız var değil mi? Düşünsenize, yıllarca emek verdiğiniz kitabınız yeni çıkmış. Paylaşacak hiç dostunuz yok. Ne hissedersiniz? Bu günlerde kendimi çok şanlı hissediyorum. Çünkü yaşananlar çok güzeldi benim için. Yeni bir kitabım çıktı ve çıkar çıkmaz dostlarımızdan ilgi gördü
Edebiyat
Kalemin AhıAdem Keven · Aktif Yayınları · 20222 okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
10/10
·
Beğendi
Geleneksel eğitim anlayışına sahip bir anlayışla yetiştirilmiş “öğretmenler, öğrenciler, veliler ve okullar” çoğunlukla “davranış kontrol etme refleksi” ile hareket ederler. Ancak sadece davranışa endeksli olan eğitim modeli son on beş yirmi yılda –özellikle pandemi sürecinde- gelişen, dönüşen bilim ve teknoloji ile yerini tamamen farklı bir anlayışa bırakmıştır. Kısacası Covid-19 döneminde teknoloji sayesinde öğrenme olgusunun ve eğitimin tanımı radikal olarak değişmiştir ve değişmeye devam etmektedir. Adem Bey bu kitabında eğitimin değişmeyen oyuncularının dönüşen ve gelişen teknolojiyle nasıl başa çıkılacağını, bu gelişmelerden nasıl faydalanılacağını, nelerin yapılıp nelerin yapılmayacağını yaşanmış örneklere yer vererek veliler, öğretmenler ve öğrenciler için kaleme alınmıştır. Dünyanın küresel bir köy haline geldiği günümüzde, farklı bir ülkedeki eğitime dair gelişmeleri, kültürel ve dijital yenilikleri anında öğrenebiliyor hatta uygulama fırsatını yakalayabiliyoruz. Özellikle eğitim alanında yaşanan olumlu ya da olumsuz gelişmeler istesek de istemesek de, sonuçları itibariyle, diğer ülkeleri etkilediği gibi ülkemizi de bir şekilde etkilemektedir. Bu etkinin nasıl ve ne şekilde olduğunu bugün anlamak zor olacaktır. Ancak ilerleyen zaman içerisinde daha net görülecektir. Olumlu ve olumsuz etkilerine dair kitap içerisinde karşımıza çıkmaktadır. Bu dijital çağda bilgi ve bilgiyi üretime dönüştürme işi yapay zekânın da katkısıyla baş döndürücü hızda ilerlemektedir. Eğitim alanında da ar-ge çalışmalarına -yeterince olmasa da- kaynak ayrılmaya başlanmıştır. Bu konu üzerine kafa yoran kişiler ve kurumların sayısı da gün geçtikçe artmaktadır. Kabına sığmayan, sığamayan geleneksel eğitim modeli kendisine farklı alanlarda çıkış yolu aramaktadır. Günümüzde bilgiler
Düşünce
Yeni Nesil EğitimAdem Keven · Aktif Yayınevi · 20211 okunma
Bir Başka İstanbul
10/10
·325 syf.··
Beğendi
·
2021 4. kitabı
Eline, diline sağlık Orhan Okay hocam. İyi ki, sizin gibi İstanbul sevdalısı, İstanbul beyefendisi insanlarımız var. Yoksa biz kimlerden öğrenirdik İstanbul kültürünü, İstanbul yaşamını, İstanbul’un neler kaybettiğini… Neler kaybetti bu şehir, neler gitti bu şehirden? sorularının cevabını, nasıl bulabilirdik, siz yazmasaydınız. Başlangıçta, sanki bir hatıra kitabı gibi karşımıza çıksa da okudukça hiç de öyle olmadığını görüyoruz “Bir Başka İstanbul” kitabının. Kitap, bir şehrin karış karış denize kayışının, yok oluşunun trajik bir öyküsü bana göre. Bazen gülerek okuduk, bazen ,ama daha çok, gözlerimiz nemli, büyük bir hüzünle okuduk, İstanbul üzerine yazılanları, İstanbul’da yaşananları. İstanbul üzerine o kadar çok yazı yazıldı, o kadar şiir yazıldı, hakkında o kadar çok kitap yayınlandı ki, bu bir nasipse, dünyada hiçbir şehre nasip olmadı. Aslında bu durum bile, bizim neler kaybettiğimizi açıkça dile getiriyor. Çünkü, her geçen gün, yok olan bir şehri insanlar, kitaplarla, yazılarla, şiirlerle ölümsüzleştirme gayreti içindeler.( Yangından ne kurtarabilirsek kârdır kabîlinden) Hâla her şeyiyle, dünüyle, bu günüyle; tarihi dokusuyla dimdik ayakta olan şehirler üzerine neden yazılar yazılsın, kitaplar yayınlansın ki? Zaten her şey apaçık ortada ve yaşıyor değil mi? İki yüz sene önceki Paris’te olup da şimdi olmayan ne var? Sanırım her şey yerli yerinde duruyor… Ama bu durum İstanbul için geçerli değil işte. Bırakınız iki yüz yıl geriye gitmeyi, elli yıl önce olup da şimdi olmayan o kadar çok şey var ki, saymaya kalksak ciltlere sığmaz. O yüzden İstanbul için acele etmeliyiz, daha çok yazmalıyız, daha çok kitaplar çıkarmalıyız ki, biraz daha fazla ebedileşsin şehir. Çünkü, bu gün gördüklerimizi yarın göremeyebiliriz. İspat mı diyorsunuz. İşte size Orhan Okay hocanın
Bir Başka İstanbulM. Orhan Okay · Kubbealtı Neşriyatı · 201210 okunma
Var mısın? Kitabı Üzerine Düşünceler
10/10
·320 syf.··
Beğendi
·
2021 3. kitabı
Doğan Cüceloğlu’nun sohbet tadındaki yeni çıkan “Var mısın?” kitabını harika duygularla okudum. Altını çizmediğim satır kalmadı nerdeyse. Bazen derin düşüncelere dalıp gittiğim bazen de tebessüm ettiğim yerleri de olmadı değil. Neden hoşlandım bu kitaptan diye sorduğumda, öncelikle “içimi iyi hissettirdiği için” diyebilirim. Kitap benden, bizden, kendimizden, ailemizden, mahallemizden, ülkemizden, ülkemizdeki kültürel değişimden ve dünyadan çok şey anlatıyor. Kitapta kendimi buldum bir anlamda, desem yeridir herhalde. Çünkü kitabın öznesi “insan”. Üslup olarak da sohbet tadında, sade bir dille yazılmış olması ayrıca hoşuma gitti. Sade ama derinlikli bir kitap diyebiliriz. O yüzden de herkes çok rahatlıkla okuyabilir bu kitabı. Ayrıca bu kitapta Doğan Cüceloğlu ‘nu da daha yakından tanıma imkânı bulduğumuzu düşünüyorum. Yıllarca bir akademisyen olarak seminerlerini dinlemiş, kitaplarını okumuştuk. Bu kitapta ise farklı bir Doğan hoca ile karşılaştığımızı düşünüyorum. Bir baba olarak, bir eş olarak, bir dede olarak, bir vatandaş olarak, bir hoca olarak, gönlünün muradını anlamış bir gönül eri olarak karşımıza çıkıyor hoca bu sefer. Özellikle Anadolu irfanına, halkın benliğinde yaşayan derin şuura değiniyor hocamız bu kitapta. Anadolu irfanına bu denli önem vermesinin ardında yatan gerçeğin de kendi yaşam öyküsü olduğunu görüyoruz. Özellikle çocukluğunun geçtiği Silifke çok derin izler taşır hocanın hayatında. Ayrıca bir Mut’lu[1] olarak çok tanıdık geldi hocamızın Silifke’ye dair anlattıkları bana ve bu durum da ayrıca çok hoşuma gitmedi değil. İnsanımızı anlamaya çalışan, davranışların arkasındaki niyeti sorgulayan, insanların sımsıcak ve gerçek yaşam öykülerine dâhil olmak isteyen bir “Bilge Dede” ile karşılaştığımı söyleyebilirim kitapta. Hiç kimseyi
Var mısın?Doğan Cüceloğlu · Kronik Kitap · 202137,8bin okunma