𝑺𝑰𝑭𝑰𝑹 𝑵𝑶𝑲𝑻𝑨𝑺𝑰
7,5/10
𝑲𝑶𝑵𝑼𝑺𝑼:
Emniyet Müdürü'nün peşinde olduğu adamlar köşeye sıkışınca Müdürün kızını hedef almaya başlarlar. Gün Aksa, kendi halinde gazetecilik bölümünü okur ve bir an da hayatı alt üst olur. Mafya adamının oğlu ile sürekli karşı karşıya gelir ve olay tesadüf olamayacak kadar çok olur. Bir yanda babası bir yanda can tehlikesi ve bir diğer yanda Boris Karalav. Yanında sadece bir Karalav'ın olması babası için bile yeterlidir.
𝒀𝑶𝑹𝑼𝑴𝑼𝑴:
Tam olarak eskiden yorganın altına girip okuduğum o wattpad kitabı tadında Elinize aldığınızda kurgu sizi hemen içine çekiyor ve yazar bu kısımda çok iyi iş çıkarmış cidden. Kalemini ve kurgusunu okura geçirebilmiş. Sanki daha önceden de o kurgunun içindeydim.
Sanırım kurguda en sevdiğim karakter Sergen Alatandı. Yani her adımını mantıklı atıp ona göre ilerliyor ve tek başına kızını en iyi şekilde büyütüp ona çok iyi bir babalık yapmış. Bir iki yerde neden dediğim oldu ama işinden kaynaklı kızına sustuğunu düşünüyorum.
Gün Aksa ise beni ikilemde bıraktı. Onunlayken çok güldüm, çok eğlenceliydi özellikle ne dediğini bilmediği anlarda. O kısımlarda aşırı tatlı oluyordu ama işin içine ciddiyet ve öfke girince Aksa'nın düşünme kabiliyeti puufff...
Hiç bir şeyi düşünmüyor o an canı ne istiyorsa onu yapıyor ve Vural konusunda çoğu kısımda hatalı olan o. Sıkılabilirsin, bunalabilirsin ama iş ciddiye bindiğinde bunun vahimiyetini de kavramanı beklerdim.
Boris Karalav ise bence o hala bir bilmece. Ne yapıyorsun, nesin, amacın ne, acın ne, ne düşünüyorsun, iyi misin, kötü müsün..? O kadar sır ki. Ama ona rağmen Aksa ile yan yana durdukları anlarda çok tatlıydılar.
Kurgu daha giriş kısmında gibi. Olayları ve karakterleri öğrendik ve ikinci kitabı çok daha fazla olaylı bekliyorum. Bu konuda beklentim cidden çok yüksek.
Bu