Çıkışı olmayan bir ormanda yaşayan biri olsaydım eğer, yaşamaya devam edebilirdim. Fakat ben daha ziyade ormanda kaybolmuş ve bu gerçek nedeniyle dehşete düşmüş, yolunu bulmak için koşuşturan birisi gibiydim; attığı her adımla kafası daha da karışan ve yine de koşuşturmaya devam eden biri.
Durmak imkânsızdı, geri dönmek de, önümde mutluluk ve hayat kandırmacasından, ıstırap ve ölümün gerçekliğinden ve tamamıyla yok oluştan başka bir şey olmadığını görmezden gelmek de öyle...