Adnan Demir

Kral Chlodovechus’un (Clovis) İhanetlere Karşı Tutumu
Chlodovechus (Clovis/Louis) akrabası Ragnacharius’a karşı ordusunu topladıktan sonra Ragnacharius, kimin ordusunun daha büyük olduğunu öğrenmeleri için casuslar gönderdi. Bu casuslar yalan söyleyerek “Senin ve danışmanın Faro’nun ordusu daha güçlü” dediler. Clodevechus ve Ragnacharius alana geldi ve orada çetin bir savaş gerçekleşti; ordusunun kıyıma uğradığını gören Ragnacharius kaçmaya koyuldu ancak kendisine ihanet edenler tarafından yakalanarak elleri bağlanmış bir şekilde kardeşi Riccharius’la birlikte Chlodovechus’a teslim edildi. Chlodovechus ona: “Bu şekilde yenilgiye göz yumarak niçin halkımızı küçük düşürdün? Ölmek senin için daha hayırlı olmaz mıydı?” diye sordu. Ardından iki tarafı keskin silahını kaldırarak onun kafasına indirdi ve öldürdü. Daha sonra kardeşine döndü ve ona “Kardeşine gerekli desteği sağlasaydın, bu şekilde bağlanmış bir hâle gelmezdi,” dedi ve onun da kafasına indirdiği darbe ile öldürdü. Bu infazların ardından hainler, Chlodovechus tarafından kendilerine verilen altınların sahte olduğunu anladılar ve bunu krala ilettiler. Kral da onlara “Efendisini ölüme getirenler için bu sahte altınlar kâfidir. Sizi işkenceyle öldürmek yerine canınızı bağışlıyor olmam yeterli olmalıdır,” dedi.
Sayfa 143 - Selenge Yayınevi·Kitabı okudu
Alıntı
Her çiçeğin bir mevsimi, her kitabın bir zamanı vardır. Haziranın tadını yeni hikâyelerle çıkarın.
İmparatorun Franklardan Vergi Alması İçin Exactorları Göndermesi
Bahsi geçen imparator on yıl geçtikten sonra düzenli vergiyi Franklardan tahsil etmeleri için Roma senatusundan exactorları, dux Primarius ile birlikte gönderdi. Franklar amansız ve kızgın bir yapıda olduklarından, faydasız bir fikir birliğiyle: “İmparator, bataklıkta saklanan o güçlü ve asi Alanları Roma ordusuyla dize getirmeye muktedir olamamıştı; o halka karşı üstün gelen bizler, hakikaten, neden vergi ödüyoruz? Bu sebeple Primarius’a ve exactorlara karşı ayaklanalım ve öldürelim; ellerinde ne varsa alalım, Romalılara vergi ödemek zorunda kalmayalım ve her daim özgür olalım,” dediler. Ardından pusu kurarak onları öldürttüler.
Sayfa 87 - Selenge Yayınevi, Erdinç Ofli·Kitabı okudu
Alıntı
Türkler ve Frankların Soyu Truvalılara Dayanıyordu
“Daha sonra Frigas kral seçilir ve Troialı grup ilerleyen süreçte ikiye ayrılır; ilk grup Macedonia’ya gider…, ikinci grup ise Frigia istikametinde ilerler ve Olexus (Odysseus) tarafından kandırılarak bu bölgeden uzaklaştırılırlar. Sonrasında pek çok bölgeye yayılmalarının ardından Francio’yu kral yaparlar ve Frank kavmi de ismini buradan alır. Oldukça savaşçı bir yapıya sahip olan Francio, Asia’nın bir bölümünü yakıp yıktıktan sonra Avrupa topraklarına girer ve halkıyla birlikte Ren kıyılarına yerleşir… Ek olarak burada bahsi geçen iki kolun dışında Troialılardan ayrılan üçüncü bir kol: Torci/Turci, yani Türkler. Franklar Asia’dan Avrupa topraklarına doğru ilerlerken içlerinden bir grup ayrılarak Tuna Nehri ve Tracia arasında kalan bir bölgeye yerleşmişti. Bu grup kendisine Torquotus isimli birisini kral olarak seçmiş ve Torci/Turci kavmi de ismini bu kişiden almıştı
Sayfa 47 - Selenge Yayınevi, Erdinç Ofli·Kitabı okudu
Alıntı
Goliard Entelektüellerinin Kadınlar Üzerindeki Cazibesi
Goliardlar, feodaller karşısındaki en büyük üstünlüklerini, kadınların kendilerine yönelik tercihleriyle övünerek belirtmektedirler: Kadınlar bizi tercih eder; okumuş, şövalyeden daha iyi sevişir.
Sayfa 45 - Goliardlar, İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı
Orta Çağ Entelektüellerinin Yaşam Felsefesi
“Biz devlerin omuzlarına tünemiş cüceleriz. Böylece onlardan daha çok şeyi ve daha uzakları görüyoruz; bunun nedeni gözümüzün daha keskin olması veya daha uzun boylu olmamız değil, onların bizi havaya kaldırmaları ve dev gibi boylarıyla yükseklere taşımalarıdır.”
Sayfa 18 - Bernard de Chartres, İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
Alıntı