Banu Kızmaz

Banu Kızmaz
Merhaledir dünya konan göçer x.com/adni_darendevi
İnsanlar bu dünyada ne aradıklarını unutmuşlardı. Üstelik bu dünyada ne aradıklarını unuttuklarını da unutmuşlardı.
Reklam
Ölüm kadar göz önünde ve ölüm kadar gözlerden uzak, ne vardır ki?
Para kazanıyor, evleniyor, çoğalıyorlardı; evler, arabalar alıyor, bankalarına sürekli para yatırıyorlardı. Daha fazla daha fazla daha fazla kazanmak istiyor; bunun için daha çok daha çok daha çok çalışıyorlardı. Hiç ölmeyecekmiş gibi davranıyorlardı… Sonsuza kadar bu dünyada kalacakmış gibi yaşıyorlardı… Kitap’a bağlı kalan küçük bir azınlık hariç, insanlar hüsrandaydı.
Olup bitenleri soğukkanlılıkla ve derinlemesine değerlendirmek, düşünmek, yani “tefekkür etmek” herkesin harcı değildir bayım; Allah bunu sadece seçkin kullarına bahşetmiştir. İnsanların çoğu, olayları akıllarından geçirirler yalnızca. Peki olayları ‘akıldan geçirmek’ ile onlar hakkında ‘tefekkür etmek’ aynı şey midir, sorarım size. İnsan kimi zaman bir meselenin içinden çıkamaz ya hani; düşünüp (!) durur; doluya koyar almaz, boşa koyar dolmaz; günler geceler boyu aklını o meseleyi takar, enine boyuna, tekrar tekrar düşünür; ama nafile, yalnızca vakit kaybıdır bu; baş ağrısı ve üzüntü kalır geriye, sağlıklı bir neticeye ulaşamaz. Neden mi? İşte bunu anlatmaya çalışıyorum: obsesyon ile tefekkür farklı şeylerdir bayım.
Puan vermedi·318 syf.·
2020 14. kitabı
"Mana denizine daldık, vücut seyrini kılduk. İki cihan serteser, cümle vücutta bulduk." Kutsal denen mefhumun derinliklerine dalıyor önce okuyucu. Ardından tarihteki seyrine. Dünü ve bugünüyle kutsalı anlamaya çalışıyoruz nihayetinde. İnanan veya inanmayan çoğu insanın zamana, mekana, nesneye ya da şahsa kutsallık atfettiğini bilmekteyiz. Hayatımızda yer kaplayan kutsal/kutsallığın mahiyetini, niteliklerini kavrayamadan ya da sınırlarını bilmeden ilerlemek pek mümkün gözükmüyor. Bir dağın, toprak parçasının, bir gecenin, bir ağacın kutsal olması kendi zatından değil, Allah'ın belirlemesiyledir, Allah'a olan nisbetlerinden kaynaklanmaktadır. Elimizdeki eser bunu diyor okuyucularına. Zaman, mekân ve şahıs boyutlarıyla kutsalı değerlendiriyor. En uçlarda yaşıyoruz çoğu şeyi ve ifrat-tefrit arasında uçlarda gidip gelirken;  kutsalı yok sayan ya da tam tersi aşırı kutsallaştıran dogmalara karşın nasslardan yola çıkarak ölçülü bir yaklaşım sergiliyor yazar.
İslam Düşüncesinde KutsallıkKamil Güneş · İnsan Yayınları · 20103 okunma