--Bir gün meşhur bir edebiyatçı olacağınızı çocukluğunuzda tahmin eder miydiniz?
--Çocukluğumda da ilk gençliğimde de birşey olmaya değil olmamaya karar vermiştim. Sözümü tuttum gibime geliyor, siz istediğiniz kadar bana meşhur deyin.
Güzellikteki bedbahtlık, zavallılık... Çirkinliğin vahşeti... Temizlikteki, dürüstlükteki riya. Off... Hepimiz, en akıllımızdan en aptalımıza kadar en güzelimizden en çirkinimize kadar, her günkü yaptıklarımızı ekiyor. Her günkü düşündüklerimizi biçiyoruz. Ayrı ayrı hepimizin yaptığı aynı şeyler.
--Sizce yaşamak nedir?
--Balık tutmak, kahvede oturmak, yanımda çok sevdiğim köpeğim, insan tanımak...hikaye yazmak, velhasıl hiçbir şeye bağlanmadan avare gezmek bütün gün. İşte ben böyle hayattan zevk alırım, buna yaşamak derim.
--Kibar zümreyi hiç kaleme almadınız, niçin?
--Kibar zümreyi hiç sevmem de ondan. Bana öyle gelir ki, onlar yaşamaktan hiç zevk almazlar. Yaşamaktan zevk alanları severim ben. Yaşamalı bu dünyada...