"Hayat yazmaktan ibaret değil, Junie. Sürekli kalbini kırmayacak bir sürü meslek var. Demek istediğim bu sadece.” Ama hayat yazmaktan ibaret işte. Bunu ona nasil açıklayabilirim ki? Bırakmak gibi bir seçeneğim yok. Benim yaratmaya ihtiyacım var. Fiziksel bir dürtü bu, yoksunluk çekiyorum diğer türlü, nefes almak gibi, yemek yemek gibi bir şey.
Bu kitapta Junie ile sayılı benzerlikte aynı duyguları hissetmiş olsam da bu kısım benim gözlerimi dolduracak nitelikteydi. Bir müzisyen olarak şuan aynı duyguları hissetmekle birlikte Junie’yi en iyi anladığım kısım bu olmalı.