Pek fazla dalgın kaldığımı fark eden bir arkadaş, “yine neyin var?” dedi.
“Hiç” dedim.
Bu “hiç” yalnız içinde bulunulan durumu açıklamak için söylenmemişti, ağzımdan çıkan bu “hiç” sözü evrenin bir çeşit açıklaması idi. (s.34)
-Filibeli Ahmed Hilmi, A’mâk-ı Hayâl