Hiç bir hukuk sistemi mükemmel değildir ve insanın karar verdiği her sistemde oldugu gibi hata olması kaçınılmazdır. Önemli olan bu hataların ne kadar çabuk giderilebildiğidir.
Her şeyden öte eğer bir avukat istediği davayı alma, istemediğini reddetme imkânına sahip olursa sadece kazanabileceğini düşündüğü davaları alır; teröristler gibi çok da sevilmeyen (!) sanıklar avukatsız kalır, çünkü kimse onları savunmak istemez.
Aziz Nesin yoksul doğmuş, yoksul büyümüştü. Bütün yaşamı boyunca da bir yoksul gibi yaşadı. O, parayı kendisi için değil, başkaları için kazanmak istiyordu. Başkaları mutlu olsunlar, başkaları okusunlar diye...
Peki bu yetmiş yaşımda ben ne istiyorum? İstediğim tek şey var: Ölümü hakketmek… Ölen insanların pekçoğunun ölümü hakkederek ölmüş olduklarına inanmıyorum. Ölüm, insanın ulaşabileceği en üst düzey, en yüce, en ulu yee bence… Çünki yaşamın en olgunluğunda ölüyoruz. Bu yüce, bu ulu, bu en üst düzeydeki yere layik olarak, ölümü hakkederek mi ölüyoruz? Hakkedilmesi en zor şey ölümdür. Ben ölünce, ölümü hakketmiş olmayı isterim. Kaç ölü, ölümü hakketmiştir? Ölümü hakketmiş olanlar, yaşamışlardır ama, yaşadıkları yaşamı da hakketmişlerdir. Ölümlerini hakketmiş olanlar ancak yaşamlarını da hakketmiş, hatta yaşamdan alacaklı kalmış olurlar.