TALHA BABANIZ

TALHA BABANIZ
Bir tek kişiyi öldüren, katil denilerek hapse tıkılıyor, oysa binlerce kişiyi savaşa gönderen liderler savaşı kazanınca kahraman ilan ediliyor. Böylesi aksi dışı bir sistemin temelindeki iktisadi mantığı değiştirmeden, sadece üstyapısal (ahlaki ya da politik) reformlarla sorunun çözüleceğini ummak, kanseri aspirinle tedavi etmeye benziyor.
Sayfa 60·Kitabı okudu
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Küreselleşmenin aslında tüm dünyanın uygarlaşması, bilgi toplumu olması, kalkınması vs. değil de zengin ile yoksul ülkelerin arasındaki uçurumun artması (yani dünyanın, zengin Kuzey-yoksul Güney ve zengin Batı-yoksul Doğu olarak kutuplaşması) anlamına geldiğine dair son bir kanıt verelim. Dünyanın en yoksul 48 ülkesinin -yani tüm dünya ülkelerinin dörtte birinin- gayrisafi milli hasılalarının toplamı, dünyanın en zengin üç kişisinin servetlerinin toplamından daha az. Dünya nüfusunun en zengin %2'si, tüm dünyadaki mal ve hizmetlerin %86'sını tüketiyor. Ve bu arada altmış iki milyarderin servetinin dünya nüfusunun yarısının varlığına eşit olduğu bilgisini de dağarcığının bir kenarına iliştir.
Sayfa 59·Kitabı okudu
Bu dünya vahşi orman yasalarının yürürlükte olduğu bir sisteme sahip: güçlünün güçsüzü parçaladığı, onun kanını emerek semirdiği bir düzen bu; sosyolojideki adı 'emperyalizm', sistemi belirleyen edim ise 'sömürmek', sömürülen toprakların da adı üstünde: 'sömürge'. Güçlüysen, daha etkili donanıma sahipsen sömüreceksin... ne pahasına olursa olsun... insani değerleri... insan hayatını... doğayı... ahlak normlarını... vicdanı.... ayaklar altına alarak..."
Sayfa 42·Kitabı okudu
Mevlana
"Ne yöne gidersen git; doğu, batı, kuzey ya da güney, aktığın her yolculuğu kendi içine bir gezi olarak düşün. Kendi içine yolculuk yapan kişi dünyayı dolaşır diyordu,"
Sayfa 33·Kitabı okudu
İç dünyanın karanlık bölgelerini mekân edinmiş korkular cümbüşü Cehennemin dik âlâsıydı örneğin. Tüm korkuların kızgın alevler arasında korlaştığı korkular Cehennemi, en korkunç işkence yöntemlerinin acımasızca uygulandığı Cehennemin en dip katmanı değil miydi? Belki de dünyada hiçbir şey korku denen yaratımdan daha yıkıcı olamazdı.
Sayfa 31·Kitabı okudu