... edeblerin en mühimleri; şeriate uyumak, zorlukta ve darlıkta bütün gücüyle sabretmek, bollukta ve rahatlıkta bütün varlığıyla şükretmek, Sünnet-i Seniyye’yi ihya etmek, çirkin bid’atlerden uzaklaşmak, kırık bir gönülle Allah Teala’ya yalvarmaya devam etmek, kalbe gelen lüzumsuz düşünceleri (havatır) -ahiretle alakalı bile olsa- defetmek için gece-gündüz durmadan çalışmaktır. Ta ki manevi uyanıklık ve zikir, kalpte meleke haline gelsin; kalp daima Allah’ı görüyormuş gibi olsun ve kalbin dünya ve ahirette, hakiki Mahbub’dan başka bir şeyle alakası kalmasın...
Mevlana Halid-i Bağdadi (ks)
Şunu bilhassa ifâde etmek gerekir ki, daha böyle nice mücâhid serdarlar yetiştiren tasavvuf, bâzı gâfillerin iddiâ ettikleri gibi kendini toplumdan tecrid edip bir kenara çekilmek değil, zâhirî ve bâtınî cihâdı müştereken yürüten ulvî bir dinamizmdir.
Osman Nuri Topbaş