d)....Belki unutmuştun. Belki hep gizli gizli sevdalı kaldın bana. Beni sordun çingene falcılardan, belki bu yüzden bir gül bıraktı masama o çingene kadın, gitti, sorarım diye hiç bakmadı... Ben hep sana sevdalıydım. Kocaman hiç konuşmayışlarımız vardı, hiç yaşanmayışlarımız, belki hep öyle kalsın istedin. Belki bizim bütün güzelliğimizdi hiç olmayışımız. Belki de bu yüzden sırf,
e) sen, hiç yoktun.
Mavi beyaz şemsiyeli masada oturuyordun. On altı yıl oldu. Yıllar oldu gülümsemedin öyle. Birlikte yitirdik o inanılmaz gülüşünü, nasıl oldu bilmem birlikte bittik. O eşsiz gülümseyişini raflarda bir yerde bir kitabın arasına sıkışmış buluyorum bazen,