Kalb'in iki türlü mânâsı vardır.
Birisi; göğsün sol tarafında, sol memenin altına doğru konulmuş, çam kozala- ğı şeklini andırır. cismâni bir et parçası olup buna yürek denir.
Bunun içinde boşluklar vardır ve içi, siyah kanla doludur.
Bu Yürek, Rüh'un kaynağıdır, hayvanlarda da, ölülerde de, bulunur.
Kalb'in ikincisi, Gönül'dür ki, işte, gözle görülmeyen, Rühânî, Rabbânî bir La- tife olan, cismâni Kalb, Yürek ile de, alakası bulunan ve insanın hakikatı olan, insanda anlayan, bilen, hitab edilen, cezalandırılan, azarlanan ve istenilen Kalb, budur.
Cismâni Kalb ile, Yürek ile alakasını kavramakta halkın, çoğunun akıllarını hay- rette bırakan bu Kalb'in hakikatini araştırmak, Mükâșefe ilimlerine bağlı olup bu da, Rüh'un sırrını açıklamağa kalkışmak demek olacağından, Resûlullah Aley- hisselam'ın konuşmadığı Rüh hakkında, başkasının konuşmağa hakkı bulunma- yacağı açıktır.