Afran

İnsan yaşamına dair her şey ister şaşırtıcı ve yeni, ister tekerrür eder mahiyette olsun, tecrübelerden oluşur. Tecrübe edinmek veya toplamak ve yaşama bağlamak için kavramlara ihtiyaç vardır. Kaybolma eğilimindeki tecrübeleri tutmak, gerçekleşmiş olayın ne olduğunu bilmek ve geçmişi dilimizde saklamak için kavramlara ihtiyaç duyuyoruz. Geçmiş tecrübeleri hem dil hazinemize, hem de davranışlarımıza entegre etmek için kavramlar zorunludur.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
"Bir çok şey vardır ki, sözlerle açıklanamaz ama eylemle pekala açıklık kazandırılabilir. Tersine, bazı şeyler de söz olarak mümkündür ama bu sözlerden de işi hal yoluna koyacak bir eylem çıkmaz."
Stichs and stones will breah my bones, but words (or names) will never hurt me (Sopalar ve taşlar kemiklerimi kırabilir, fakat sözcükler (veya isimler) beni yaralayamaz).
Toplum ile toplumun değişimi ve değişimin dilsel açılımı ve işlenmesi arasındaki gerilimin kendisini hep yeniden üretmesi, tarihsel zamanın bir özelliğidir.
Bir total tarihe karşı çok fazla sayıda ve inanılır ampirik itiraz içinde, onun düşünülebilirliğinin' denenmesinden çıkan mümkünlüğüne karşı bir itiraz da vardır. Çünkü bir toplum tarihinin bütünü ile bir dil tarihinin bütünü, hiçbir zaman birbirleri üzerinde tümüyle resmedilemez. Her iki alanın sonlu ve sınırlı bir totallik olarak ele alınabileceği, ampirik açıdan imkansız bir durum varsayılsa bile, her sosyal tarih ile onun kavranışının tarihi arasında kapatılmaz bir fark bulunacaktır.