Eğer kitabı okumayı düşünüyorsanız başlamadan önce mutlaka Voltaire'in felsefesi, siyasi görüşleri ve hayatı hakkında fazla detay olmayacak şekilde okumalar yapmanızı öneriyorum. Zaten incelememde de bunlardan kısa kısa bahsedeceğim.
~Hayatı
Voltaire 1694 senesinde Paris'te doğmuş ama kimi zaman yazılarında eğlenceli fantezilere başvurmayı sevdiği için Ren Nehri kıyısında doğduğunu söyleyip Alman olduğunu iddia ediyor. Bu kitapta da ''Olası dünyaların en iyisine dair'' başlıklı yazısında bir Almandan hemşehrisi olarak bahsediyor. Epey garip bir kişilikten söz ediyoruz yani :D Sekiz yıl boyunca sanat eğitimi aldığı okul için Latince ve aptallıklar haricinde bir şey öğrenmediğini söylemiş. Bu okuldan mezun olduktan sonra edebiyatla ilgilenmeye başlamış, ama babası oğlunun hep hukuk okumasını istediği için Voltaire'i bir avukatın yanına asistan olarak vermiş. Fakat Voltaire tabii ki yazmaya devam etmiş, çoğunlukla hicivsel şiirler üzerine yoğunlaşmış. Babası bunu fark edince gene almış çocuğu hukuk eğitimine yollamış. Adam bir sal ama ya. Gerçi 7 yaşında annesini kaybettiği için babasına bağlı olması gayet normal. Neyse Voltaire buralarda da yazmaya devam etmiş. İğneleyici ve sivri diliyle aristokratik ailelerin beğenisini toplamış. Hatta o dönemin kralının naibi hakkındaki yazıları nedeniyle hapsedilmiş. Hazırcevaplılığıyla genç bir asilzadeyi gücendirmesi mahkeme bile yapılmadan İngiltere'ye sürgün edilmesine neden olmuş. İngiltere'de bulunduğu yıllar İngiliz monarşisinden ve ülkenin din ve ifade özgürlüğüne verdiği değerden de etkilenmiş ayrıca. Bunlardan etkilenmişken ülkenin yazar ve düşünürlerinden etkilenmemek olmaz tabii. Özellikle de Shakespeare'dan. Voltaire gençlik yıllarından Shakespeare'i Fransız yazarlarına bir örnek olarak görmesine rağmen daha sonraları