Miss Nightingale'in öfkeyle yakındığı gibi, "Kadınların kendilerine ait diyebilecekleri yarım saatleri bile yoktu." Yani, birileri sekteye uğratmadan yarım saat boyunca bile çalışmaları mümkün değildi. Yine de, o şartlar altında bile bir şiir ya da bir oyun yazmaktansa, düzyazı ve kurmaca yazmak sanki daha kolay olurdu gibi geliyor bana, zira bunlar daha az odaklanma gerektirirdi. Jane Austen ömrünün sonuna dek hep o türde yazmıştı. "Bütün bunları nasıl başardığı, beni çok şaşırtmıştır," diye yazmıştı anılarında erkek yeğeni, " zira çalışmak için çekilebileceği ayrı bir odası yoktu ve çoğu kez ortak olarak kullanılan bir oturma odasında, günlük hayatın her türlü sektesine açık olarak çalışmak zorunda kalmış olmalıydı. Ayrıca da, hizmetkarlarda, konuklarda ya da kendi ailesi dışında herhangi bir kişide neyle meşgul olduğuna dair şüphe uyandırmamaya özen göstermesi de gerekiyordu kuşkusuz."