"Kısaca, öğretme iddiasında olanların dönüp kendi okul hayatlarına dürüstçe bakmaları lazım. Bizi kurtarma şansını yakalamak istiyorlarsa, az biraz cehalet halini duyumsamaları gerek!"
"Utangaçlık insanın içinde yer eden öyle bir acıdır ki, en ileri yaşımıza kadar peşimizi bırakmaz; en derin duyguları bile içimize atmamıza sebep olur; dilimizi tutuklaştırıp ne söyleyeceğimizi bilemez hale getirir ve sonunda da bizi meramımızı müphem sözlerle anlatmaya ya da -duygularımızı anlatamadığımız için hissettiğimiz acıdan ötürü bu duygulardan öç almak istiyormuş gibi- alaycı bir şekilde konuşmaya zorlar."
"Ama insanlar niçin kötü? İnsanlar niçin bu kadar çabuk kinci ve kudurgan bir hale geliyorlar? Niçin intikam almaya, hemen hakkınızda kötü şeyler söylemeye bayılıyorlar? Oysa onlar da, o zavallılar da ölecekler yakında. Bu dünyaya gelen, gülen, hareket eden sonra ansızın hareket etmeyen insanların bu iğrenç macerasının onları iyi yapması inanılır gibi değil. Onlara hoş, tatlı davrandığımızda niçin bu kadar ters cevap veriyorlar papağan sesi gibi bir sesle? Çünkü iyi davrandığımızda sizin önemsiz, yani tehlikesiz biri olduğunuzu düşünüyorlar. Yani sevecen insanlar, rahatsız edilmemek ya da sevilmek için ki trajiktir bu, kötü insan numarası yapmak zorundalar."