Bizler kimliklerimizin rollerimizden, sorunlarımızdan, ilişkilerimizden, bilincimizin içeriklerinden kaynaklandığını “ inandığımız “ sürece, kişisel süreklmizin zarar görmesinden duyduğumuz korku, bağlanmalarımızı ve koşullanmalarımıza daha sıkı sarılmamıza neden olur.  Sorulması gereken: “Eğer tüm bağlarımdan kurtulsam kim ve ne olurum? ”
Din, genellikle kendini bilinç alanında geliştirir. Kendi kurumunu mükemmelleştirmeye çalışarak harika binalar inşa eder, müzik yaratır, bir felsefe geliştirir ve böylece devam eder. Bunlar, bilinçli dünyadaki dini faaliyetlerdir. Fakat Budacılık, bilinçsiz dünya üzerinde durur. Budacılığı geliştirmenin en iyi yolu meditasyon oturmaktır. Gerçek doğamıza karşı güçlü bir inanç da yalnızca oturmaktır. Bu yol, kitaplar okumaktan ya da Budacı felsefeyi incelemekten daha iyi bir yoldur.
Dharma ya da Pali dili ile Damma, Buda’nın öğretilerini gösterir. Fakat şekli bir doktrinden daha derin anlamı da vardır. Dharma her zaman hakiki olandır ve Buda’dan önce de vardır. Hindistan’da, İsa’dan önce altıncı yüzyılda Buda tarafından örtüsü açılmıştır. Tıpkı başka çağlarda, başka Budalalar tarafından örtüsünün açılması gibi.