Kaç bülbülün sesi var kulaklarında,
Bunca yabancı name çok gelmiyor mu yüreğine ?
Kaç yabancının yansıması var gözlerinde,
O kalabalıkta beni görebilir misin?
Dokunduğum her yerde yara izi,
"Öp geçer" desen, sevişmemiz gerek..
Ya bu sessizlik edepten ise,
Sükûtu ikrar sayan gönül neyler
Elindeki makas güller için mi?
Yoksa niyetin gönlümüzü mü budamak?
Beni yakan bu ateş seni ısıtmıyorsa,
Nefs'imizle mi geldik kapına
Razıyım eşiğinde yatmaya,
Sen yeter ki "-hangi Ahmet" deme!
Işığa herkez gelir ben karanlığına talibim.
İyi gününde herkez güler, ben acına gül katayım.
Kalabalık yorar seni el ayak çekilince gel.
Yakma kendini, seni gözüm kapalı daha iyi görürüm.
Gündüzleri, ha almış'sa gecelerin ah'ına talibim.
Son zamanlarda klasik kitaplar okuyordum bu kitabı okurken uzun zamandır yurtdışında yaşamış sonra memlekete geri dönmüş gibi hissettim kendimi. Yazarı kitabından öncede takip ediyordum fikirlerini beğendiğim den kitabı da beni yanıltmadı.