Bilge insanlardan işitirdim hep, krallar tıpkı şarap içmiş gibi başları döner saltanattan... Onlar ancak bilginlerin öğütleri, bilgelerin eğitimi ile bu uykudan ayılırlar.
Iran hükümdarı:
— Söz agzımdan çıktı mı bana egemen olur, agzımdan çıkmadıkça ben ona hakimim! der.'
Rum hükümdarı da:
— Söylemedigim bir sözden ötürü asla pişman olmadım; oysa söyledigim nice sözler yüzünden defalarca pişman oldum! der.
Beydebâ konuştu:
— Gördüm ki insan, dört özelliğiyle hayvanlardan ayrılmış... Bu dört şey, dünyada ne varsa hepsini içine alır: hikmet, iffet, akıl ve adaletten bahsediyorum. Bilgi, edep ve kabiliyet, hikmete girer. Benliğe hakim olma, sabır ve vakar akla girer. Haya, geniş gönüllülük ve şahsiyetlilik iffete girer. Doğruluk, iyilik, nefs murakabesi ve güzel ahlak ise adalete girer. İşte bütün üstün nitelikler, bunlardan ibarettir; kötülükler bunların zıddıdır.