Ahmet Melih

Ahmet Melih
@Ahmetmelih
Öğrenci
Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi
115 okur puanı
Ocak 2017 tarihinde katıldı
Ben Seni Neden Mi Sevdim - Atilla İlhan
Ben Seni Neden Mi Sevdim? Ben seni bir okyanusun derinliğinde buldum da sevdim Parlak bir inciydin benim için Paha biçilmez bir inci Ben seni soğuk ve yağmurlu bir günde Seni düşünürken gülüşündeki sıcaklığın içime dolup ta Beni sardığı bir anda sevdim Seni sadece selvi boyun, siyah saçların ya da kara gözlerin Güzel bir yüzün var diye değil Fikirlerinle, konuşmandaki güzelliğin ve benim o kor halde yanan yüreğimle sevdim Ben seni derinden ve hissederek sevdim Her kalp atışımda vücudumun dört bir köşesine yayıldığını Beni sardığını her nefes alışımda ciğerlerime işlediğini bilerek sevdim Seni kış gecelerinin o soğuk yatağında birlikte uyuyup beni ısıttığın Yaz sıcağında uyuyamayıp sıkıntılarım olduğun Ve rüyalarımda buluştuğumuz gecelerde sevdim Seni ellerinden tutup kanımın kaynadığı Kalbimin yerinden fırlayacağını hissettiğim anlarda O ıslak dudaklarınla beni sevdiğini söyleyeceğin anları düşünerek sevdim Ben seni o sensiz anlardaki boş ve değersiz geçen dakikalarda Kayıp zamanlarımızda, seni arayıp bulamadığım Çaresizlik içinde olduğum, içki sofralarını dost bildiğim anlarda sevdim Sen ne kadar uzak olsan da, Aramızdaki kilometreler nasıl çoksa Ben de seni o kadar yoğun ve o denli çok sevdim Seni kalbimde yanan ateşin ile Zihnimde oluşan hayallerin o ay parçası çehrenle Bana derinden bakan o gözlerindeki ışıltıyı göreceğim anları beklerken Kalbimin yanıp tutuştuğu anlarda Gelip bu ateşi alevlendirerek
Reklam
Dünyayı sevenler veli değildir, canım değildir Canı terkedenler deli değildir İnsanoğlu gamdan hali değildir Her birini bir efkara yazmışlar
Müzik
Hobsbawm şöyle der;
"İcat edilmiş gelenek, alenen ya da zimnen kabul görmüş kurallarca yönlendirilen ve bir ritüel ya da sembolik bir özellik sergileyen, geçmişle doğal bir süreklilik anıştırır şekilde tekrarlara dayanarak belli değerler ve davranış normlarını aşılamaya çalışan bir pratikler kümesi anlamında düşünülmelidir. Aslında mümkün olan her yerde bu pratikler, hemen kendilerine uygun düşen bir tarihsel geçmişle süreklilik oluşturmaya girişirler. "
Uzun zamandır okuduğum en güzel ve manalı şiir!
Güzel oku! Her zerrede coşkun birer mânâ var, Derd ehline bu mânâda canlar sunan edâ var. Vermek için parlaklığı, gamlı gönül evine, Bir bak hele, her cilâdan üstün olan cilâ var. Derin, güzel düşünce ile incelersen bunu sen, Zaiflemiş ruhlar için dağlar gibi gıdâ var. Hem dilersen, tükenmeyen sermaye-i serveti, Aç gözünü Nurlara bak, işte sana tûfan gibi gına var. Beni tanı, yürü kulum, yürü diye bizlere, Her nefeste şefkat ile Rabbimizden nidâ var. Duymuş isen bu nidâyı her zerrenin dilinden, Müjde olsun, artık sana Cennet denen safâ var! Uzaklara bakma! 'Nurlara bak, yürü! ' lem Onun âyinesi; Görmez misin, her yüzünde aynı renkte ziya var. Bir güneştir her zerrede cilve yapıp parlayan;
Yani sen elmayı seviyorsun diye, elmanın da seni sevmesi şart mı?..
Reklam