Ahmet Melih

Ahmet Melih
@Ahmetmelih
Öğrenci
Gazi Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi
115 okur puanı
Ocak 2017 tarihinde katıldı
Puan vermedi·68 syf.·
2024 8. kitabı
Çehov'un tiyatro oyunlarını çok beğenirdim. Bu kitabı okurken nedenini anladım. Çok güçlü bir felsefi tabanı var yazarın. Kitap içinde en çok dikkatimi çeken felsefi bakış açısıydı. Kitabın felsefi derinliği beni hayrete düşürdü. Stoacı felsefeye yapılmış sert bir eleştiri, bir doktorun hikayesiyle anlatılmış. Hacmine göre fazlasıyla yoğun bir kitap. Bununla birlikte son zamanlarda okuduğum en iyi betimlemeleri de bu kitapta buldum. Hastanenin pis ortamı gözümün önünde bellirdi sanki. Abartılı ve detaylı betimlemeler yerine gerçekten işlevsel ve kitabın ruhunu veren güçlü betimlemelerle okuru içine almış. Okumadan önce stoacı felsefeye göz atmanızı öneririm.
Altıncı KoğuşAnton Çehov · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202687,2bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Puan vermedi·544 syf.·
2024 3. kitabı
Bazı şeyler vardır ki adı çok söylendiği için ayağa düşer. Enflasyona uğrar. Çok konuşulduğu için değersiz görülür. Popüler olur fakat avamın malı gibi görülür. Kendi değerinin altında değer verilir. Bu kitap da aynı akıbeti yaşar durumda. Dizilere filmlere konu olmuş, umumca duyulmuş bir roman. O kadar ince bir şekilde deli-dolu bir kızın hislerini anlatmış ki okurken hisler kuzey ışıkları gibi parlak ve saydam bir hal alıp gözümün önünden aktı. Bu sergüzeşt, yabancı bir toprağa giden birinin o toprağın haliyle hallenme hikayesi. Sadece bu kadar olsa bile okunur ve beğenilirdi. Bununla birlikte insan ruhunun inceliklerini işlemesi, yazıldığı dönemi arka planda anlatması, devlet kurumlarının işleyişi hakkında bilgiler vermesi, o dönemde öğretmen olmanın zorluklarını göstermesi gibi pek çok konuyu içine aldığından emsalsiz bir eser. Okumak isteyen söylentilerden bağımsız olarak okusun.
ÇalıkuşuReşat Nuri Güntekin · İnkılâp Kitabevi · 2019123,2bin okunma
Spoiler içerir
Puan vermedi
Kitabın başında yazar sanat hakkındaki görüşlerini aktararak başlıyor. Sanatın sanatçıyı yansıtmak yerine gizlemesi gerektiğini söylüyor. Bunu dedikten sonra kendi sanat eserini öyle bir saydamlıkla orta koyuyor ki.. Okurken sanki kitabı kağıt sayfalardan değil de yazarın ruhundan okurmuş gibi bir hisse kapılmadan edemedim. Kitapta anlatılan olay 3'lü bir çatışma içeriyor. Bu çatışmanın orta karakteri olan Dorian, mitolojideki narsisos karakterinin yansıması. Diğer bir karakter olan Lord Henry ise vesvese veren şeytanı imgeliyor. Kitap boyunca Dorian'ı kötü yola sürüklemek onun görevi. Buna karşılık Basil karakteri melek tasfiri. Kitap birçok sanat dalı hakkında çeşitli görüşler ve bakış açıları içeriyor. Özellikle Dorian ağzıyla anlatılan bu sanat dalları çok ilgi çekici. Okurken kültür seviyem hepsini algılamaya ve yorumlamaya yetmedi desem yeridir. Kitabın içine ölüm korkusu ve gençliğe duyulan sevgi, kötülük ve ahlak hakkındaki yargılar, bir insanın nasıl manipüle edilebileceği, bol bol sanat, ve yazarın kendi duygu-düşünceleri ( kendi aksini iddia etse de) ahenkle yerleştirilmiş. İçerik olarak bu kadar dolu olmasına rağmen karmaşıklık hissi vermedi. Okurken her kesime hitap edebilecek bir katmana sahip olduğunu hissettim daha çok. Dorian karakteri psikolojik açıdan da incelenebilir. Kitapta çok kısa bir bölümde çocukluğundan ve annesinden bahsedilmiş. Zor bir çocukluk geçirmiş, kendini keşfetme sürecini geciktirmiş, genç-ergen bir karakter. (detayları okuyucuya bırakıyorum) Kitapta Henry ile tanışınca içindeki kötüyü keşfetme sürecini izliyoruz. Bunu yaparken ilk günah olan "kibir" duygusunun esiri oluyor. Kendi gençliğine aşık olup yaşlanmaktan ve çirkinleşmekten korkuyor. Kötülük yavaş yavaş karakterimizi esir ettikçe portre ile ruhunun çirkinliğini
Dorian Gray’in PortresiOscar Wilde · Timaş Yayınları · 201399bin okunma