Ama çok eskiden, kitaplar elimizin altındayken bile onlardan aldığımız şeyleri kullanmadık. Ölülere hakaret etmeyi sürdürdük. Bizden önce ölmüş bütün o zavallıların mezarlarına tükürmeyi sürdürdük.
Bombalar vahşi bir adalının görünmez oldukları için varlığına inanmayabileceği mermiler gibiydi... oysa kalp birden parçalanır, vücut ayrı haraketlerle yere yığılır ve havaya fışkıran kan serbest bırakılmasına şaşırır...
Gözlerini mucizelerle doldur. Dünyayı gör. Fabrikalarda üretilen veya bedeli ödenen herhangi bir rüyadan daha fantastiktir o. Garanti isteme, güvenlik isteme... öyle bir hayvan hiç olmadı. Olsaydı bile her gün, bütün gün ağaçtan baş aşağı sarkan, hayatını uydurarak geçiren büyük tembel hayvanla akraba olurdu. Bunun canı cehenneme.. ağacı sars ve o büyük tembel hayvanı kıçının üstüne düşür.