Şenol yıldız

Şenol yıldız
@Ahpanos
Öğretmen
Lisans mezunu
diyarbakır
2 okur puanı
Şubat 2019 tarihinde katıldı
Küçük şeylerle mutlu olmayı öğrettiler bize. Ne her gördüğümüzü isterdik, ne de her istediğimiz olurdu. Ama öyle bunalımlara girip çıkmazdık. Ertesi gün unuturduk. Bir giydiğini bir daha giymemek, önüne konan yemeği beğenmemek ne haddimize. Bunları sorgulayacak kadar zengin değildik. Hani bir kıyafetin miras gibi büyükten küçük kardeşe kaldığı o günlerden bahsediyorum. Sökülenin atılmayıp dikildiği, yıprananların yamalarla saklandığı günler. İşte bu yüzden her anne iyi bir terzi ve her baba da yenilerini alamadığı için biraz buruk olurdu. Ama modayı yine de yakından takip ederdik biz. Mesela; ipten kemerlerimiz, çoraplardan eldivenlerimiz vardı. Her bahar papatya toplamak ve çimlerde yuvarlanmak gibi sıradan eğlenceler de edinmiştik kendimize. Üstelik pantolonumuzda beliren çimen lekesi için annemizden yiyeceğimiz azara bile hiç aldırış etmeden. Ama yine de iyi çocuklardık biz. Ağlayan küçüğümüzü susturmasını da, pazardan gelen büyüklerimizin yüklerini taşımasını da, beraber gülüp, beraber ağlamasını da iyi bilirdik. İstediğimiz bir şeyin olması için sabretmeyi de o yokluk günlerinde öğrendik. İşte bu yüzden ekmek ve emek bizim için nimettendir. Kaybetmemek için sıkı sarılırız, ekmeğimize de sevdiklerimize de.. Ne güzel demiş bir bilen, açık seçik veya olduğu gibi, herşeyi.
Hayat
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Bugün stresten yaşadığımız onca hastalığın altında, ilişkilerde birbirimizin canına okuyuşlarımız yatıyor. (...) Güvenli bir ortamda yaşamadığımızı biliyoruz. Adam yerine konmuyor, önemsenmiyor, değerli bulunmuyoruz. Şartlı kabullerin olduğu, faydalı olduğumuz kadar sevildiğimiz, işe yaradığımız kadar umursandığımız ve değerimizin sadece göreceli olarak değiştiği kararsız bir dünyada tutunmaya çalışıyoruz.
Düşünce