Ahsen Özcan

Ahsen Özcan
Risale-i nurdaki ayetler Kur'an'ı hakimin en büyük mucizesi olan hususiyetleri kaybettirilmeden, büyük bir sanat ve maharet ve Türkçemize tefsir edildiği için; risale-i nur'u kadın, erkek, memur, ve esnaf alim ve feylesof gibi her türlü halk tabakası okuyup anlayabiliyor. kendi istidatları nispetinde gördükleri istifalar istifadeler karşısında ona bir kat daha sarılıyorlar. liseliler, üniversiteliler, profesörler, doçentler,feylosoflar okuyorlar. bu Münevver sınıflar fevkalade istifade ettikleri gibi; risale-i nur'un harikuladeliğini ve telif sanatındaki üstünlüğünü tasdik edip hayretler içerisinde bütün külliyatı okumak İştiyakına sahip oluyorlar. Bediüzzaman'ı ve risale-nur'u her yeni tanıyan müdrik ve takdirkar kimseler, daha evvel tanımadıklarına binler teessüf edip, kaybettikleri zamanları telafi edebilmek için müsait vakitlerini boşa sarf etmeyerek, 5 dakikalık bir zamana dahi ehemmiyet verip, geceli gündüzlü Risale-i nur'a çalışmaya başlıyorlar. bu rağbet ve şiddetli alaka; hiçbir psikolog, sosyolog ve feylesof'un eserinde görülmemiştir. onlardan ancak tahsilli kimseler istifade edebilmişlerdir. bir ortaokul çocuğu veya okumasını bilen bir kadın, büyük bir feylesofun eserini okuduğu zaman istifade edememiştir. fakat Risale-i nur'dan herkes derecesine göre istifade etmektedir."
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
"Risale-i Nur tahsili hakikaten harika ve orijinaldir emsalsizdir."
Sayfa 939·Kitabı okudu
Din
"Kadere iman eden, gam ve hüzünden emin olur" sırrıyla... "her şeyin güzel cihetine bakınız" kaidesinin sırrıyla... ayeti kerimenin gayet kısacık bir meali: "sözleri dinleyip en güzeline tabi olup fenasına bakmayanlar, hidayet-i ilahiyeye Mazhar akıl sahibi onlardır" fermanı ilahi ile bizler için şimdi her şeyin iyi tarafına ve güzel cihetine ve ferah verecek vecihine bakmak lazımdır ki; manasız, lüzumsuz, zararlı, sıkıntılı, çirkin, geçici hâller, nazarı dikkatimizi celp edip kalbimizi meşgul etmesin."
Sayfa 886·Kitabı okudu
Alıntı
Fakat kaderin cilveleri,beni menfi olarak muhtelif yerlerde bulundurdu.bu esnada Kuran'ı Kerim in feyzinden kalbime doğan fuyûzati yanımdaki kimselere yazdırarak bir takım risaleler gündeme geldi. Bu risalelerin heyeti mecmuasına risale-i Nur ismini verdim. hakikaten Kur'an'ın nuruna istinad edildiği için, bu isim vicdanımdan doğmuş. bunun ilham-ı ilahi olduğunu bütün imanımla kâniim ve bunları istinsah edenlere 'barekallah' dedim. çünkü iman nurunu başkalarından esirgemeye imkan yoktu. bu risalelerim, birtakım iman sahipleri tarafından birbirinden alınarak istinsah edildi. bana böyle bir kanaat verdi ki; Müslümanların zedelenen imanlarını takviye için bir sevk-i ilahidir. bu sevk-i ilahiye hiçbir sahib-i iman mani olamayacağı gibi teşviki de dinen mecbur bulunduğumu hissettim. zaten bugüne kadar 130'u bulan bu risaleler tamamen ahiret ve iman bahislerine ait olup siyasetten ve dünyadan kastî olarak bahsetmez.
Din
"Kadere iman eden,gam ve huzunden emin olur"
Sayfa 857·Kitabı okudu
Alıntı