Ehl-i dünyanın hükmü var, şevketi var, kuvveti varsa; Kur'an'ın feyzi ile, hâdiminin de şaşırmaz ilmi,
susmaz sözü vardır; yanılmaz kalbi, Sönmez nuru vardır.
Elbette en bahtiyar odur ki dünya için ahireti unutmasın.. ahiretini dünyaya feda etmesin.. hayat-ı ebediyesini hayat-ı dünyevi için bozmasın.. mâlâyani şeylerle ömrünü telef etmesin.. kendini misafir Telâkki edip misafirhane sahibinin emirlerine göre hareket etsin.. selametle kabir kapısını açıp saadet-i ebediyeye girsin.
Eski Said, sigara ile beraber gazeteleri ve siyaseti ve sohbet-i dunyeviye-i siyasiyeyi terk etti.buna kat'i şahid,o vakitten beri sekiz senedir bir tek gazete ne okudum ve ne dinledim.okudugumu ve dinledigimi biri çıksın, söylesin.halbuki sekiz sene evvel, günde belki sekiz gazete eski Said okuyordu.
Ve Ayasofya camii'nde 50.000 adama takdirle nutkunu dinlettiren Bir Adam, 3 sene emirdağ'da çalışsın yalnız 5-10 adamı kandırsın ve ahiret işini bırakıp siyaset entrikalarıyla uğraşsın, yakın olduğu kabrine nurlar yerine lüzumsuz zulmetler dolursun... hiç kavim midir? elbette şeytan dahi bunu kimseye kabul ettiremez.!