İnsanı en çok beklemek yorar.Ama insan yine de bekler. Akşamın olmasını, sabahın gelmesini, günlerin geçmesini bekler.Kâinatı yaratan, insanı hiç hayal kırıklığına uğratmaz. Akşam olur, sabah gelir, günler geçer. Ancak beklenen insan olursa, insandan olursa o zaman iş çok daha zordur. Çünkü çoğu zaman ne beklenen gelir, ne de ondan beklenen.
Sevgili Dost,
Sevginin sözden fiile geçmesi midir yoksa dostluk? Gerçek sevgi, insanın "Ben" sınırlarını aşıp bir başka insanın hayatından da sorumlu olduğunu düşünmesi midir? "Birbirlerini sevenler, birbirlerine duydukları sevgi nispetinde diğerinin iyiliğini isterler," diyen Aristo'dan.
Sevgili Dost,
Bugün yazmak değil, konuşmak istiyorum seninle; ruhun yüksek sesiyle konuşmak. O halde bir minber inşa et bana, denizin ortasında. Görenler uzaktan deniz feneri sansın bu kör feneri.
Sevgili Dost
Sana ne yazacağım ki, ellerim titremeye başladı. Tokatlı Kani'den ödünç aldığım İğneli dilim dolaştı."Ne güzel!" diyecektim oysa, bir dostla yanında değilken konuşmak. Ne güzel diyecektim, mektup mu; yazarak susmak.