Şimdiye dek öyle çok şey yaşamıştı ki. Korkular, sevinçler, üzüntüler, utkular; isteği gerçekleşince bir sonrakine atlamış, bir an bile huzura kavuşamamıştı. Bütün bunların hiçbiri onu huzurlu ve mutlu yapmamıştı. Oysa bilgelik, sevinç ve üzüntü, korku ve acıma, hırs ve kırgınlığın üzerinde olmak demekti. Bilgelik her şeyi aşmış olmak, hiçbir şeyi ve hiç kimseyi sevmemek, hiçbir şey ve hiç kimseden nefret etmemek ama başkalarının olumsuzluk ya da yakınlığını da tümüyle kayıtsız karşılamak anlamına geliyordu. Gerçekten bilge biri hiçbir şeye aldırmazdı. Erişilmez olur, artık ona hiçbir şey zarar vermezdi. Evet... böyle olmak, istenmeye değerdi gerçekten!