Osman el-Bakıllânî de daima zikrullah ile meşgul olurdu. O şöyle demiştir: "İftar vakti yemek yemek sebebiyle zikirden uzak kaldığım için sanki ruhumun çıkacağını hisseder gibi oluyorum."
Hazreti Mevlana, dünya esaretinden kurtulup ebedi saadete kavuşmanın yolunu şöyle gösterir: "Mala mülke fazla sarılma ki, vakti gelince kolayca bırakabilesin! Hem kolayca verip gidesin, hem de sevap kazanasın! Sen, seni sımsıkı tutana sarıl ki, Evvel de O'dur, Âhir de O'dur."
"Hayallerinizi bile helaller ile süsleyin. Yaz yağmuru eşliğinde Allah'tan isteyin. Resulullah'ı dinleyin ve kendinizi gizleyin. Mevsiminde açan bir gül gibi bülbülünüzü bekleyin. AMAN ha sakın acele etmeyin! Ali olun Fatıma'yı, Fatıma olun Ali'yi bekleyin..."