" Bu ne iştir? dedi. Demek aşk da geçiyor. Bense öyle sanıyordum ki âşıkların hayatı sıcak bir öğle vakti gibi rüzgârsız, hareketsizdir. Halbuki sevgide de rahat yok. O da değişiyor, durmadan değişiyor... Bütün hayat gibi."
"Ah yarabbi! Leylaklar geçti artık. Dünkü güzelgün de geçti, mektup da geçti, bu güzel an da geçti; hayatımın en güzel anı, bir kadının bana içinden gelen bir sesle bende güzel olan şeyi ilk defa söylediği an, geldi geçti... "
"Derin kederim içinde bir tesellim şu ki hayatımızın bu kısa devresi hafızamda her zaman temiz ve ışıklı bir hatıra olarak kalacak ve beni tekrar eski ruh uyuşukluğuma düşmekten koruyacak."