Esra T.

Kadınların görünmeyen emeği, cinsiyete dayalı iş bölümü ve toplumsal cinsiyet ilişkileri çerçevesinde harcanan bir emek bi çimidir ve patriarkal yapının en temel dayanaklarından birisini oluşturur. Bu emek görünmeyen emektir.
Sayfa 11·Kitabı okudu
Ters Köşe Final Sevenler Buraya!
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯 Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Nijeryalı bir tanıdığım bir keresinde bana erkeklerin gözünü korkutmaktan çekinip çekinmediğimi sormuştu. Hayır, endişelenmiyordum- endişelenmek aklıma bile gelmemişti çünkü benden korkan bir erkek asla ilgimi çekmezdi.
Elbette öfkeliydim. Toplumsal cinsiyet, bugünkü işleyişiyle ciddi bir adaletsizlik. Öfkeliyim. Hepimiz öfkeli olmalıyız. Öfke tarihte pek çok kez olumlu değişikliklere yol açmıştır. Öfkeye ek olarak umutluyum da, çünkü insanların kendilerini yeniden ve daha iyi bir şekilde inşa edebilme becerisine derinden inanıyorum.
Örneğin "kadınlar mini etek giymemeli çünkü bu kansere neden olabilir" dense ve bu gerçek olsa sorun olmazdı. Fakat kadınlarının cinselliğinin kontrol altında tutulmasının nedeni kadınlar değil erkekler. Kadınlar erkekleri korumak için "örtünmeli". Bunun insanlıktan çıkarıcı bir yaklaşım olduğunu düşünüyorum çünkü kadınları erkeklerin iştahını terbiye etmek için kullanılan objelere dönüştürüyor.
Bir keresinde şöyle demişti: “Bizim evi babam yönetiyormuş gibi görünür ama sahne arkasında her şeyi yöneten annemdir aslında.” Cinsiyetçiliği çürüttüğünü sanıyordu ama tam aksini yapıyordu. Neden “sahne arkasında” kalıyordu annesi? Bir kadın güçlüyse, neden onun gücünü gizleme ihtiyacı duyuyorduk?