Ümmeti Muhammed'in fertleri,çocuklarının her birini Kudüs'ü tek başına fethedecek bünye gücünde yetiştirmekle,
Hiç kimse Kuran okumasam bile mukaddes kitabımızı tek başına yaşatacak imanı taşıyacak çapta hazırlamakla mükelleftir.
Bir eline dünyayı,diğer ellerine cenneti koyacak bir mantıkla hareket ederken sağlıklarıyla da o ciddiyetle ilgileneceğiz.
Çocuklarımızın dünyada hizmetkarlarıyız,ahirette onlar bizim cennet sebebimizdir.
Cennet gözümüzde kaç para ediyorsa dünyada çocuğumuza vereceğimiz emeğe bakışımız da o kadar olmalıdır.
Cennette ne kadar kalacaksak çocuğumuza hizmete de o kadar hazırız demektir.
Böyle olmak zorundayız.
Bir çocuk doğurmak o kadar değerli,öyle mübarektir ki o çocuğun doğmasına,dünyaya gelmesine ve ömrünü mümin olarak sürdürmesine,Allah'ın şeriatına ruhunu feda etmeye hazır,hiçbir sistemin kirletemediği kafayla yaşamasına vesile olan bir anne,cennetin ayaklarına kadar geldiği kadın demektir.O çocuğa ekmek taşıyan,ayakkabı götüren bir baba adeta Bedir'de cihat eden bir mücahit gibidir.
Hantal ve düşüncesizce bir söz olarak,mutfakta börek yapmaktan bahseder gibi 'çocuk yapmayı düşünüyoruz/düşünmüyoruz' der insan.Halbuki 'Allah Teala en büyük sanatı olarak Mükerrem insanı benim elimle,benim anne-baba olmamla yaratıyor' diye düşündükçe insanın bütün ağrıları bitmelidir.Mümin olmak böyle bir Histir.