Ona gerçekleşeceği söylenen, ama gene de inanmadığı olağanüstü bir şey olduğuna inandığı oğlunun doğum olayı bir yandan çok çok büyük, bu yüzden de erişilmez bir mutluluk olarak görünüyordu. Öte yandan da öylesine esrar dolu bir olay olarak düşünüyordu ki, bunu çevresindekilerin olacaklar üzerine bildiklerini sandıkları şeyleri de, bu bildiklerinin sonucu olarak, beklenen olaya olağan, insanların elinde olan bir şeye hazırlanıyormuş gibi hazırlanmalarını da küçültücü, çirkin buluyordu.
Gerçekleşmekte olan şeyin yüceliğini önemsizlikleriyle küçülten her çeşit hazırlığın düğün yaklaşırken Levin’in canını sıktığı gibi şimdi de, gününü parmak hesabı çıkardıkları doğum hazırlıkları daha çok gurur kırıcı görünüyordu ona. Doğacak çocuğun nasıl kundaklanacağı üzerine konuşmaları duymamaya çalışıyor; şu esrarlı, sonu gelmeyen yün örgülerini, Dolli’nin pek önemsediği üç köşeli keten kol bezlerini, daha bir sürü şeyi görmemek için başını çeviriyordu.